Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Tiyatro - YUNUS EMRE - Yeni Kalemler
   
 YUNUS EMRE

 Yazı Boyutu

 Tarih : 04.04.2009 - 23:17:52


Bu oyun, N.Fazıl KISAKÜREKİN YUNUS EMRE adlı eserinden, kısaltılarak ve kısmen değiştirilerek uyarlanmıştır.)

 

Bu oyun, N.Fazıl KISAKÜREK’İN “YUNUS EMRE” adlı eserinden, kısaltılarak ve kısmen değiştirilerek uyarlanmıştır.)

                                           YUNUS EMRE

I.BÖLÜM:

( Yunus; elli-elli beş yaşlarında, normal sakallıdır. Kıyafeti Yunus resimlerinde gösterildiği gibidir.)

YUNUS -(Yorgun görünmektedir. Odun yükünü kapının sağ kenarına devirir. Eşiğe geçip oturur.)

Ben seni sevmişem candan içeru

Yolum vardır bu erkândan içeru

Şeriat, tarikat yoldur varana

Hakikat meyvesi andan içeru



Süleyman kuşdilin bilir dediler

Süleyman var Süleyman’dan içeru

Beni bende demen ben bende değilim

Bir ben vardır bende benden içeru

...

(Soldan Taptuk Baba girer. Yunus, seğirtip şeyhini alır. Basamağın önüne yürütür. Taptuk Baba daha ihtiyar görünümlüdür: Bembeyaz saçlar ve seksenlik bir ifade... Taptuk Baba, asası ile muayene edip basamağa oturur. Oturduğu yer, basamağın sağ kenarı ve odun yığınının yanı...)

TAPTUK BABA- Gel otur yanıma Yunus! (Yunus eşiğin sol kenarı yanında, iki dizi üstüne çöker.)

TAPTUK BABA- Artık dizlerim gövdemi çekemez oldu Yunus! Çözün bağlarımı diyor. (Durak...) Vücudumda bütün bağların çözüleceği zaman geldi,Yunus!...

YUNUS- Geldi geçti ömrüm benim

Şol yel esip geçmiş gibi

Hele bana şöyle gelir

Bir göz yumup açmış gibi



İşbu söze Hak tanıktır

Bu can gövdeye konuktur

Bir an ola çıka gide

Kafesten kuş uçmuş gibi...

TAPTUK BABA- Aşk, Yunus, Allah’tan başka her şeyi, bu dünyayı ve öteleri Allah’a feda eden aşk… Onu düşün, onu söyle!...

( Yunus ayağa kalkar, şeyhine doğru eğilir.)

YUNUS - Aşkın aldı benden beni

Bana seni gerek, seni!

Ben yanarım dün ü günü

Bana seni gerek seni!



Ne varlığa sevinirim,

Ne yokluğa yerinirim,

Aşkın ile avunurum

Bana seni gerek, seni!



Eğer beni öldüreler,

Külüm göğe savuralar,

Toprağım anda çağıra:

Bana seni gerek, seni!



Yunus’durur benim adım,

Gün geçtikçe artar odum;

İki cihanda maksudum,

Bana seni gerek, seni!

(Durak... Taptuk Baba’nın yüzünde derin ve tatlı bir tebessüm... )

TAPTUK BABA- Oldun artık, Yunus, piştin! Yaş olmaktan çıktın! Kupkuru bir dal gibi sessiz, çıtırtısız, şikâyetsiz, zahmetsiz yanabilirsin! (Birdenbire hatırlamış gibi) Nerde dağdan getirdiğin odunlar... Bilirsin ki ben onlara, otuz yıldır her defa el sürerim, onları meshederim. Nerede odunlar?

YUNUS- Basamağın bitişiğinde, sol elinin yanında sultanım!

(Taptuk Baba, sol elini uzatıp yerden bir odun alır. Cetvel gibi dümdüz odunu, asasını bırakarak iki eli ile sıvazlar. Sonra bir başkasını alıp aynı hareketi tekrar eder. Bir kere daha... )

TAPTUK BABA- Sana otuz yıldır soramadığımı bu gün sorayım: Hepsi böyle mi bu odunların, hepsi ok gibi dümdüz mü?

YUNUS- Hepsi öyle sultanım!...

TAPTUK BABA- Hiçbir eğrisi yok mu?

YUNUS- Yok, sultanım!

TAPTUK BABA- Dağda hiç eğri odun bulamadın mı otuz yıldır? ... Yoksa bunları seçerek mi getirdin? Neden?

YUNUS- Senin kapından eğrilik girmez de ondan...

TAPTUK BABA- (Yüzü zevk ve saadet içinde) Kaldır beni ayağa Yunus! (Yunus atılır, Taptuk Baba’yı kaldırır. Taptuk Baba, sağ elindeki asaya abanmış, karanlık çukuru gözleri ile Yunus’a bakıyor.)

TAPTUK BABA- Sana her şeyimi verdim, Yunus! (Asasını hafifçe kaldırır.) Sıra bu asaya geldi. İşte onu havaya atıyorum! Seni bulacağı güne kadar gökte dolaşsın... Onu bulduğun yahut o seni bulduğu gün ermişliği sonuna erdirmiş olacaksın! Biraz daha yaşar, sonra toprakta yanı başıma uzanırsın!...

(Taptuk Baba, asayı kaldırıp açık duran kapıya doğru fırlatıverir. Asa havada uçarak gider.)

TAPTUK BABA- Asa gitti, benim de ihtiyacım kalmadı. Mezara beş-on adım kala sanki gözlerim açıldı. Her şeyi açık görüyorum. Seni, kapıyı, yolu, döşeği...

(Taptuk Baba, Yunus’a yaklaşıp sarılır, onu alnından öper, sonra gören bir insan gibi kapıdan çıkıp kapıyı örter, kaybolur. Yunus ardından bakakalır...)

II. BÖLÜM:

(Sahne gerisinden söylenir:)- Yunus, şeyhinin fırlattığı asayı tam beş yıl boyunca arar. Nihayet, Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinin Sarıköy denilen mevkiinde, Porsuk çayının Sakarya’ya karıştığı yerde bulur. Burada tekkesini kurar. Burcu burcu kokan Türkçesiyle, yıllarca İslam’ı anlatır, Allah sevgisini ve ondan kaynaklanan hoşgörüyü işler gönüllere nakış nakış... Öğrenciler yetiştirir. Ve sonunda her fani gibi o da bu dünyadan göçüp gider. Vasiyeti üzerine, şeyhinin ayakucuna gelecek şekilde defnedilir. Aradan yıllar, yıllar geçer... Molla Kasım adlı biri çıkar ortaya... Her şeyi kaba bir mantık ve kuru bir akıl süzgecinden geçirerek, sadece dış görünüşüyle anlamaktadır. Bu sebeple Yunus’a, bir türlü anlayamadığı bu gönül insanına, düşman olmuştur. Onun şiirlerini, nereden eline geçirmişse geçirmiş, yok etmek arzusuyla dolup taşarak önüne yığmıştır. Ne yazık ki, üç bin şiirin iki bine yakınını yırtıp yakmış, geriye kalanları eline almaya başlamıştır...


(Molla Kasım, siyah top sakallı, sarıklı ve cübbelidir. Bir kütüğün üzerine oturmuş, Yunus’un şiirlerini alaycı bir tavırla, öylesine, okumakta ve yırtıp atmaktadır.)

MOLLA KASIM- Hımmm... Bunda ne yazıyormuş bakalım:(Yarı duyulur bir sesle okur) laf işte… Güya çok derin anlamlı sözlermiş... İnsanlar da bunlarda bir şey var zannedip okuyorlar... (Yırtar, sonra da yakar. Başka bir şiir daha alır.) bunda ne inciler varmış görelim hele...(Dudak hareketleriyle okur.) Ne saçma şeyler bunlar böyle!... Ne buluyorlar da okuyorlar bunları bilmem ki, anlaşılır şey değil doğrusu... Hıh... Allah’ı anlatıyormuş; sevgiyi, hoşgörüyü, İslam’ı anlatıyormuş sözde... Hiçbir şey değil bunlar, hiçbir şey değil!... (Sesi hiddetlidir. Yırtar.)

MOLLA KASIM- (Son bir şiir daha vardır elinde. Bu sefer sesli okur:)

Ben dervişim diyene bir ün edesim gelür

Seğirdüben sesine varup yetesim gelür

Sırat kıldan incedür kılıçdan keskincedür

Varub onun üstüne evler yapasım gelür



Altında gayya vardur içi nar ile pürdür

Varuban o gölgede biraz yatasım gelür

Ben günahumca yanam rahmet suyuyla yunam

İki kanat takınam biraz uçasum gelür



Andan Cennet’e varam Cennet’de Hakk’ı görem

Huri ile gılmanı bir bir koçasım gelür

Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme

Seni sigaya çeker bir MOLLA KASIM gelür

MOLLA KASIM- (Ayağa fırlar, titremektedir. Son beyiti sesli olarak bir kere daha okur. Saçını-başını yolarak) Eyvah ben ne yaptım? Keramet ehli büyük bir veliyi anlayamadım, iki bin şiirini yok ettim. Ah akılsız kafam ah... Ah idraksiz kafam, seni taşlara çalsam az gelir...(Sesi ağlamaklıdır.) Affet beni Yunus’um, affet... Bilemedim, anlayamadım seni; meğer sen, ne kadar yücelerdeymişsin... Ben senin ayağının tozu bile olamam, ama sen dünya durdukça gönüllerde yaşayacaksın. Medet ey Yunus’um, medeeet!...


P E R D E K A P A N I R

DÜZENLEYEN: Rıdvan GÖK


  Editör :  Rıdvan GÖK

1242 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 12 Puan Verildi
 Kaynak :  Rıdvan GÖK

 Kategori ¬ Tiyatro

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 3
 Bugün : 36
 Dün : 103
 Toplam : 165313
 Ip No : 18.204.2.190
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

Bilgilere Geçici Olarak Ulaşılamıyor.

 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.