Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Merak Edilen Konular - İSLÂMDA DÖRT EVLİLİK VAR MIDIR / Fazıl ÜÇER - Yeni Kalemler
   
 İSLÂMDA DÖRT EVLİLİK VAR MIDIR / Fazıl ÜÇER

 Yazı Boyutu

 Tarih : 03.04.2009 - 20:35:54


Soru : İslamda dört evlilik var mıdır? Bu konuyu nasıl anlamalıyız? Cevap: Her şeyden önce dini emirleri, geldikleri dönem ve şartları dikkate almadan değerlendirmek yanlış olur. Ayrıca bu husus, bir emir değil, belki bir ruhsattır.

 

Soru : İslam’da dört evlilik var mıdır? Bu konuyu nasıl anlamalıyız?


Cevap
: Her şeyden önce dini emirleri, geldikleri dönem ve şartları dikkate almadan değerlendirmek yanlış olur. Ayrıca bu husus, bir emir değil, belki bir ruhsattır. Yani özel haller ve şartlarda kullanılabilir.
İlk olarak
: Bu hüküm geldiğinde gerek dünyada, gerekse Arap yarımadasında poligami evliliği yaygındı. Yani gerek erkekler, gerekse kadınlar çok sayıda kişi ile evlilik yapabiliyorlardı. Bu konuda sınır yoktu. Bir erkeğin sekiz on karısı olabildiği gibi, bir kadın da sekiz on erkekle evli olabiliyordu. Kadın bir çocuk dünyaya getirdiğinde, o çocuğun kime ait olduğu bilinemediğinden, kadının bu konudaki kanaati kesin delil kabul edilirdi. Bu konuda erkeğin itirazı konusu olamazdı. İslam dini, neslin korunması için, öncelikle kadınların birden fazla erkekle evlenmesini ve beraber olmasını yasakladı. Erkeklere de dörtten fazla olan eşlerini boşamasını emretti. Yani sınırsız olanı, önce dörtle sınırlandırdı. Sonra da eşler arasında her hususta adaletli davranılması şartını getirdi. Bu bir geçiş dönemi de sayılabilirdi. Eğer bir anda tek eşlilik mecburi hale getirilseydi çok sayıda kadın bir anda boşanmış olarak ortada kalacak bu da sosyal bir çöküntüye yol açacaktı.

İkinci olarak, İslam dini eşlerin her hususta haklarının gözetilmesini emrederken bu konuda kendisine güvenemeyen ve adaletsizlik yapmaktan korkanlara bir tavsiyede bulunmuş ve tek eşle yetinmelerini emretmiştir yani tek eşliliği özendirmiştir. Eşler arası adaletten kasıt her konuda eşit muameledir .(ev-bark, mal ve eşya, eşlik görevi ve insani muamele vb. hususlar ) Takdir edersiniz ki, bu husus erkekler için gerçekleştirilmesi çok zor bir konudur. “… Eğer aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız, tek eş sizin için daha hayırlıdır” buyrulmuştur.
Üçüncü olarak Ama her şeye rağmen ikinci evliliği hatta üçüncü ve dördüncü gerektiren bazı özel şartlar ortaya çıkabilir. Şimdi bu hususlara değinelim.


a) Herhangi bir savaş durumu sonrası, erkek nüfusunun, çok azalması halinde, kadınların savaş sonrası olumsuz şartlardan etkilenmemesi ve istismarın önlenmesi için. (Sovyetler Birliğinden ayrılan bazı Türk cumhuriyetlerinde erkek nüfusunun kadınlara oranı üçte birlere düşmesi üzerine bazı kadın derneklerinin, erkeklerin tek kadınla evlenme mecburiyetinin kaldırılması konusunda kanun çıkartılmasını istemesi, basına da yansımıştı.)birden fazla kadınla evlenme ruhsatı verilmiştir.

b)Kadının çocuğunun olmayacağının tıbben ispat edilmesi halinde

Bilindiği üzere, evlilikten maksat neslin devamıdır. Eğer her türlü tedaviye rağmen kadının çocuğu olmuyorsa ve erkek de mutlaka bir çocuk sahibi olmak istiyorsa, bu durumda mevcut yasalara göre, ya erkeğin karısından boşanması ve ikinci bir eşle evlenmesi ya da, çocuksuz olarak ömrünün kalan kısmını tamamlaması gerekmektedir. Aslında her iki ihtimalde de bir tarafa karşı haksızlık vardır. İslam dini bir orta yol bularak; erkeğin eşinin rızasını da alarak ve her konuda adaletli davranmak şartı ile ikinci bir eş alınabileceği iznini vermiştir. Yani bu bir emir değil, sadece bir izindir. Evlat istemede ısrarcı olma hususu da tartışılabilir. “İlle de bir çocuğum olsun da nasıl olursa olsun” diyen insanların, sonraki pişmanlıkları da hiç azımsanmayacak kadar çoktur. Şayet bu konuda eğer erkek kusurlu ise kadın eşinden ayrılma hakkına sahiptir. Çocuğun babasının tespiti ve ailenin korunması açısından kadının aynı anda iki veya daha fazla erkekle evlenmesi uygun değildir.


c)Herhangi bir kaza hastalık veya afet sonucu kadının sakatlanıp yatalak olması halinde de eşin rızası alınarak ikinci bir eşle evlenebilir. Mesela: On senelik evli bir çift düşünelim. Çoluk çocuk sahibi olmuşlar. Ancak bir kaza sonucu ömür boyu yatalak hale gelen kadın, kocasına karşı eşlik vazifesini yapamadığı gibi, ev hanımlığı vazifesini yapamayacaktır. Evlatlarının hizmetini aksatacaktır. Belki kendi hizmetini bile yapamaz hale gelecektir. Bu durumda bütün yük, hem dışarıda çalışıp para kazanma işi, hem ev işleri, hem de çocukların ve eşinin ağır bakım yükü, kocanın omuzlarına binecektir. Bir ömür boyu erkeği, buna mahkûm etmek ne kadar adil olur? Ya da erkek on yıl kendisine ve çocuklarına hizmet etmiş, saçını süpürge etmiş eşini boşayacak onu, bu zor dönemde yalnızlık ve bakımsızlığa terk edecektir. “Hangisi daha adildir” demeyeceğim. Çünkü her ikisinde de bir tarafa karşı zulüm vardır. Peki, o zaman orta yol nedir? diyeceksiniz. Bence en ma’kul olan orta yol; erkeğin karısının rızasını da alarak, hem kendisine, hem çocuklarına, hem evine, hatta eşine bakacak bir kadınla evlenmesine izin vermektir. Bu durumdan, belki kendi gönlünü de hoş tutması şartı ile, birinci eş dahi mutlu olabilecektir. Eşi ve eviyle ilgilenememenin sorumluluğundan ve vicdan azabından kurtulabilecektir.


d)Erkeğin birden fazla şehirde iş yerinin olması ve işi icabı haftalarca farklı şehirlerde ikamet etmesi hali de ikinci bir evliliği zorunlu kılabilir. Özellikle günümüzde erkekler için en önemli imtihan vesilesi kadındır .(tabi kadınlar için de erkektir.) çalışma hayatındaki birliktelikler yazılı ve görsel basının yanı sıra, internetin sınır tanımazlığı, Açık saçıklığın doğal kabul edildiği ve kadınların birçoğunun modaya uyma adına ölçüsüzce açılıp saçıldığı günümüzde, bekâr veya yalnız yaşayan erkeklerin günah ortamlarına kaymaması büyük bir iman, iffet ve güçlü bir irade istemektedir. Bu ise her zaman herkeste bulunmayabilir. Özellikle maddi imkânların geniş oluşu, erkekleri bu konuda günah ortamlarına çok kolay çekebilir. Hâlbuki bu ortamlarda beraber olacağı kadınlar da; hem erkek, hem de karısı için, hem ahlak, hem de sağlık açısından tehlike arz etmektedir. İşte bunu da önlemek içinde erkeğin yine karısının rızasını alarak ikinci bir eşle evlenmesi caiz olabilir.

Ayrıca her vesile ile tek eşliliği mecbur tutmadığı için, İslam’a eleştiri getirenlerin; tek kadınla evli kalıp, çok kadınla birlikte yaşamayı, yani metres hayatını ve genelevleri, nikâhsız beraberlikleri meşru ve doğal bir durummuş gibi savunmaları ve bunlara karşı çıkılmasını medeniyete ve çağdaşlığa karşı çıkma olarak nitelemeleri ne kadar düşündürücü bir iki yüzlülüktür.


e)ülkemizde veya bazı İslam ülkelerindeki kişisel yanlışlıkları ve hatalı uygulamaları, İslam dinine mal etmemek gerekir. Mesela: Güneydoğu’da toprak ağalarının bu konuyu istismar ederek, kadın haklarına dikkat etmeden yaptıkları evlilikler ve boşamalar, yanlış inanç gelenek ve beşeri zaaflardan kaynaklanan hatalardır.

Son olarak; İslami meseleleri bilmeden, araştırmadan eleştirmek, aklımızı her konuda tek kıstas kabul etmek, anlayamadığı her şeye karşı çıkmak, insanın ebedi hayatının da mahvolmasına sebep olabilen en büyük tehlikedir. C.Allah bizleri böyle bir yanlışlıktan korusun ve bizleri ilim –irfan ehliyle beraber kılsın. (âmin)

Fazıl ÜÇER

DİN KÜLTÜRÜ AHLAK BİL. ÖĞRETMENİ


  Editör :  Rıdvan GÖK

5524 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 29 Puan Verildi
 Kaynak :  Rıdvan GÖK

 Kategori ¬ Merak Edilen Konular

  Yorum ( 1 )   

 yılmaz

Tarih : 08.05.2012 17:04:56  

  delili nedir

Kayıtlı İp: 176.240.166.187


yazınızın ikinci bölümünde yani ikinci veya daha fazla evlilikle ilgili getirdiğiniz şartların kuran ve sünnetten delillerini verebilirmisiniz .a-b-c-d-e maddelerinin ve içerisinde geçen kadından izin alınma gibi şartların Allahın ayetlerinden ve rasulunün yaşantısından delillerle verebilirmisiniz.delilsiz sözlerin islamda herhangi bir değeri yoktur
  Sayfalar : İlk Sayfa - [1] - Son Sayfa

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  Bilgiden düşünce dalgası zuhura gelince mana söz ve sesten bir suret düzdü. (Mevlana-Mesnevi)  

  Başkalarının günahlarını görmeden önce kendi vicdanına bir bakmayı dene.. Benjamin FRANKLIN  

  Yüzünüzü güneşe döndüğünüz zaman gölgeler hep arkanızda kalır. Helen KELLER  

  Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer, alışık olmayanları ürkütür.. Cenap ŞEHABETTİN  

  GENÇ YAZARLAR... YAZILARINIZI GÖNERMEK İÇİN.... yenikalemlerdergisi@gmail.com  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gençlik Günlerinden Devşirilenlerden Bir Demet..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Kendime Diyorum Ki...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
Ay Işığında Yıkanan Duygular

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK

Bilal ÇALIŞKAN

Bilal ÇALIŞKAN ¬
Öyle bir din ki...

Serdar Adem İŞLER

Serdar Adem İŞLER ¬
MERHABALAR...

burak çavuş

burak çavuş ¬
islam ve sosyalizm
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 3
 Bugün : 35
 Dün : 40
 Toplam : 116255
 Ip No : 54.80.231.177
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 2.2772 2.2813
  Euro 2.0722 2.086
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.