Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Mektup - ANNEME MEKTUP / Şükrü TAT - Yeni Kalemler
   
 ANNEME MEKTUP / Şükrü TAT

ANNEME MEKTUP / Şükrü TAT
 Yazı Boyutu

 Tarih : 09.05.2010 - 16:19:36


Evimizi özlüyorum,seni özlüyorum anne Hani o küçük, yamaca yaslı evimizi.Sıra söğütlere bakardı gece gündüz usanmadan....

 

ANNEME MEKTUP / Şükrü TAT*
 
                                                                                                          15.09.2003

KONYA

 
Evimizi özlüyorum,seni özlüyorum anne! Hani o küçük, yamaca yaslı evimizi. Sıra söğütlere bakardı gece gündüz usanmadan. Söğütlerin yanında yaban gülleri açar; söğütlerin, yaban güllerinin gölgeleri derenin sularında oynaşır, ördekler burunlarını batıra batıra çamur karıştırırdı. Serçeleri görürdüm, güvercinleri görürdüm. Üveyikler uçardı böğürtlenler üstünden.

 
Sabahları uyanır uyanmaz pencereden bakar, hiç eksiksiz her bahar, her yaz tekrarlanan manzarayı seyre dalardım. Şimdi ise şimendifer gibi kömür püskürten bacalar, geyik boynuzu antenler, çöp varili görünüşlü teneke yığını çatılar görüyorum. Veya birbirinden bîhaber, panjurlarla sımsıkı kapatılmış pencereler görüyorum.

 
Güneş oynaşsın kapımızın eşiğinde, kuşlar dallarda sıçrasın; çimenler uzansın ve çimenlerin üstünde kelebekler beni beklesin; gökyüzü beni de kucaklasın.

 
Anne, masalların nerede? Zorbaların, zalimlerin oyununu bozan, hilelerini darma duman eden yiğitlerin nerede? Padişahın üç kızı, gökten düşen elmalar…nerede? Anne sen neredesin?

 
Bacalarda uğuldayan, süvüklerde vınlayan zemheriye rağmen, ellerinden başıma dokunup yüreğime serptiğin sıcak ninniler, türküler nerede?

 
Kurtlar ulurken, sokaklarda har har köpekler koşarken ve ben korkudan eteklerine yapışıp dizlerine sokulurken alnıma kondurduğun buselerin nerede? Sen neredesin?

 
Sen yün eğirirdin ben çiğdem toplarken; keçileri sağardın ben çayırlarda koşarken. Kırlangıçlar gelirdi bir demet Yemen Türküsüyle. Leylekler gelirdi nevruz ateşleriyle; turnalar gelirdi bin selamla; üveyikler gelir, bülbüller gelirdi güllerle. Bıldırcınlar öterdi göcekler arasında. Ağaçlar çiçek açtıkça sen gülerdin, söğütlerden dal kırar, yapraklarını kuzulara yedirirdin. Kuzuların nerde, sen neredesin? Kuzuların sesleri nerede?

 
Kara bulutlar tepemize ağar, dağları dumanlar sarar ve karanlık gibi yağmurlar yağardı. Şimşekler çakar, gök gürlerdi. Her şimşek çakışında “şahadet “ getirirdin. Dilin nerde, kelamın nerede anne!

 
Başaklar sararırken biz de tarlalara çıkardık. Keklikler ve yılanlarla aynı suları içer, çekirge sesleri ile uyur, zühreyle uyanırdık. Güneşin, sabahın, selamın nerde anne?

 
Koyunlar yavaşlar, çan sesleri ağırlaşırdı. Ekinlere oraklar değdi mi bir serinlik başlar; serçeler top top olur, sığırcıklar sürü sürü uçardı. Arı kuşları üzümler yetti mi gelirdi. Ayranın kekik kokardı, yüreğimi kandırmayan sulara inat. Bakracın, tasın nerede?

 
Eylül rüzgarları savrulurken bahçelerde sen reyhanları toplar, elmaları soyardın, Kokuların nerede, sen neredesin anne?

 
Kırlara kırağı düştükçe ellerini koynuna sokar, yüzüme bakardın. Yeniden kar yağardı dağlara biz üşürdük. Çorap ördüğün kazak ördüğün iplerinden çalar uçurtmama bağlardım. Bazen de köyneklere diktiğin düğmeleri keser, onlarla misket oynardım, hep kaybederdim onları; beni üterlerdi. Beni azarlardın, bana küserdin. Ben korkardım, eve gelmezdim. Sokaklara akşam yağarken, dama çıkar, bacanın dibine siner, beni aramanı beklerdim. Bir dolunay dolanırdı... Dağlardan aşar, evlerin üstünden, aşıkların sazından süzülür, saray kapılarına varır; pencerelere vurur, "aslıları" uyandırır bir dolunay...

 
Annem neredesin? Şehirlerde bir yalnızlığa mahpusum. Güneş ne zaman doğuyor, hilâl ne zaman daha güzel, bilmiyorum. Köpekler ulumuyor, çobanlar kaval çalmıyor; oduncular, değirmenciler türkü söylemiyor. Bülbüller ne zaman ötüyor; turnalar ne zaman göçüyor, haberim yok. Gazel hışırtısına, mantar kokusuna hasretim.

 
Kızların gözlerine bakmayı öğrenince “aşktan” bahsedecek olmuştum hani. “Mecnun olmak gerek önce!” demiştin, sen de bana. Mecnun oldum, diyar diyar türkü söyledim Karacaoğlanvari. Hiçbir Leyla: “ Sen Mecnun'sun!” demedi. Leylalar aşka inanmıyor anne!

 
Asfaltlar dökülüyor katran katran içime. Çayır kuşları yuvasız ve her bahar nergisler ölüyor anne! Beton duvarlar yüreğimi sıkıyor, boya kokuları, gürültü beynimi öldürüyor. Caddeler, bulvarlar, parklar sulandıkça yürekler kuruyor anne!

 
Bayramlarda para vermezdin, umut verirdin bana. Bayramlarım umutsuz geçiyor anne! Mektebe giderken ceplerime cevizler koyardın. Çiçekler dikerdin kırık küplere, teneke kutulara. Hayallerim saksılarda soluyor anne! Çiçekler sevgisiz kokuyor anne! İnsanlar, karıncalardan daha telaşlı. Her sabah yüzlerce vasıta şehrin dört bir yanına binlerce insan götürüp getiriyor. Bin hırsla evden çıkan insanlar koşuyor, ama kimse bir yere varamıyor anne! Yoruldum, yüreğin nerede, elin nerede?
 
Gurbetlerde garibim, gurbetlerde yalnızım, yalnızlıklarda öksüzüm. Seni özlüyorum anne! Dağları özlüyorum, laleleri özlüyorum… Seni özlüyorum, neredesin anne?
 

* Konya Selçuklu Lisesi Edebiyat Öğretmeni
 

  Editör :  Rıdvan GÖK

1391 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 36 Puan Verildi
 Kaynak :  ş.t.

 Kategori ¬ Mektup

  Yorum ( 2 )   

 ali türkmen

Tarih : 22.12.2009 18:55:55  

  yok

Kayıtlı İp: 88.225.217.147


Az kaldı hocam emekliiğinize.Ama anneniz gelmez.
 Mehmet Kılınç

Tarih : 30.09.2009 13:54:43  

  Büyük Türk anası

Kayıtlı İp: 88.228.91.213


Bu Şükrü Tat benim bildiğim K.Maraş Elbistanlı Şükrü Tat ise,onun anası eli öpülecek kadındır;oğlunun öldüğü söylentisi geldiğinde bir köşeye çekilip sessiz sessiz ağlayan kocasına bey,bey, biz her yıl Kurban Bayramında Allaha kurban kesmiyor muyuz? Bu bayram da Şükrü oğlumuzu Allah için,vatan için kurban ettik say;ağlama da git bari cenazesini al getir. diyebilen bir Türk kadınıdır o. Hayatta ise ellerinden öperim;ebedî âleme göç ettiyse-ki öyle anlaşılıyor- Allahtan rahmet dilerim.
  Sayfalar : İlk Sayfa - [1] - Son Sayfa

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 8
 Bugün : 21
 Dün : 29
 Toplam : 79409
 Ip No : 54.92.160.119
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.6134 5.6235
  Euro 4.9816 5.0145
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.