Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Kitap Tanıtımı - KİTAP: YİTİK CENNET - Yeni Kalemler
   
 KİTAP: YİTİK CENNET

 Yazı Boyutu

 Tarih : 02.04.2009 - 20:41:55


...Uzaklaştırma yaklaştırma içindir. Ayrılık buluşmaya doğrudur. Yitirme, bulma arzusunu uyandırır. Gurbette söylenir sıla şarkısı..

 

"YİTİK CENNET"TEN*

"...Uzaklaştırma yaklaştırma içindir. Ayrılık buluşmaya doğrudur. Yitirme, bulma arzusunu uyandırır. Gurbette söylenir sıla şarkısı.

Sevgiye özleyişin katılması içindi Âdem’in dünyaya gönderilişi. Sevmeyi çeşitlendirmek, zenginleştirmek bakımındandı. Ayrılık, gurbet duygusu, sıla özlemi, buluşma, kavuşma sevinci gibi duygu ve duyarlık ateşleyicisi bir demet sunulsun diye Âdem’in ruhuna bu göç ve bu sürgün bağışlandı. Sürgünü düzenleyen ve göçü yürüten hükümdarlık hikmeti, bağlılığı pekiştirmeyi, ateş imtihanından geçirerek sağlamlaştırmayı hedef almaktaydı.

'Dünya bir köpüktür'. Evet, ama hakikat denizinin ve sonsuzluk ummanının üstünde. Onun dalgalarının çocuğu olan bir köpük. Deniz dalgalanmasa bu köpük olmayacaktır. Ama dalgalanmadıkça deniz deniz olacak mıdır?..." (Sayfa: 26,27.)

"...Her çağda, şartlar ne kadar ağır ve umutsuz olursa olsun, inananlar için bir Nuh'un Gemisi vardır." (Sayfa:38)

"...Nasıl her mümin kendi içinde kendisine bir oğuldan daha sevgili olan nefsini hakikat önünde kurban etmeye razı olmadığı sürece, kendine açık ilerleyiş yolunu bütünüyle almış sayılmazsa; hakikat medeniyetinin de, her an kendi içinde öz eleştirisini yapan, ruh tıkanıklık ve tükenikliklerinin karşısına kılıçla, ateşle dikilen bir İbrahim'e ihtiyacı vardır.

Sürekli olarak kendini medeniyete adayan sanatçılar, bilim adamları, askerler, devlet adamları, inanç kahramanları onu yaşatan kurbanlardır.

Sürekli sınav, sürekli öz eleştiri, sürekli fedakârlık ve feragat, sürekli samimilik, insan ruhunun kemalini de, medeniyetin üstünlüğünün devamını da sağlayan temel faktörlerdir.

... Hz. Hüseyin’in ve beraberindekilerin hakikat uğruna kendilerini kurban olarak adaması, İslâm medeniyetinin fedakârlıklar üzerine kurulu olduğunun baş örneğidir.

Evet, işin trajik yanı tarihî suçlulara aittir, ama işin destan yanı da hakikat imanına ve o imanın bayrağı altında bir orman gibi gelişen İslâm uygarlığına.

Kendini medeniyete adamak. Hz.Hüseyin geleneği. Allah'ın lûtfuna bu dünyadayken ermek. Âdeta ruhunun önünde nefsini kurban edip melek kanatlarıyla daha bu dünyadayken donanmak. Hakikat medeniyetinde kahramanlığın anlamı budur. Ve bu anlam, Hz. İbrahim'den bugüne kadar pratik alanda ifadesini bulmuştur." (Sayfa: 72,73.)

" ...Hz. İbrahim'in hayatı, hakikat medeniyetini yaşatıcı özlerin sembollerini toplayan kutlu bir dergidir. Mağara dönemi, metafiziğin temellendirilişi dönemi. Ateş üstünde imtihan, iradenin olgunlaşması çağı, uygarlık kişisinin ortaya çıkışı. Kâbe’nin yapılışı, toplumun, milletin doğuşu ve böylece medeniyet yapısının her yönden bütünlenişi dönem veya çağı. Kuş parçalarının tepelerden çağrılarak kuşun dirilişini görüş ise, sarsılan, yıkılışa yüz tutan bir uygarlığın dirilişine ışık tutmaktadır. Çünkü: yıkılış ve düşüş, gerçekte unsurların çözülüşüdür. Diriliş ise, asıl unsurları bir araya getirdikten sonra onlara üflenecek ruhla yeniden oluştur. Bu can verme, bir çağırışla vasıflandırılmaktadır Kur'an'da. Kuşların dirilişi örneğinde şüphesiz asıl can veren Allah olduğuna göre, Hazreti İbrahim'e, dua, onu isteme düşmektedir. Duanın kabulü can verme ile gerçekleşmektedir. Düşmüş bir milletin ayağa kalkışı, bir önderin ortaya çıkışı, hakikate çağırışı ile başlar, unsurlarda yavaş yavaş bir araya gelir ve takdirde varsa, canlanış ve diriliş gerçekleşir.

...Peygamber hayatı, baştan aşağı bir medeniyettir. Hakikat medeniyetidir. Hakikat medeniyetini bir ağaca benzetirsek, ağacın çekirdeği gibidir peygamber hayatı. Medeniyet, bu hayatın açılımından ibarettir." (Sayfa:81,82.)

"...O, Cennetin bir kapısı değil, Cennet'in ta kendisidir.

...Her peygamber, O'nun bir cephesiydi. Bütün cepheler O'nda bütünlendi. Bu yüzden, 'din O'nda tamam oldu.'

...Meyva O'nda olgunlaştı. Ağaç O'nunla kemale erdi.

...Veliler hep O'na doğru kanat çırpan kutlu kuşlar oldular.

O, diriliş peygamberiydi. Tek Tanrı inancının dirilticisi. Peygamberler yolunun, Hakikat Uygarlığının dirilticisi.

...Miracında bütün peygamberlerle görüştü Son Peygamber. Sonunda da kimsenin ermediğine erdi: Allah'ı gördü. Ve cenneti ve cehennemi gördü. Görülmedik her rengi, her çizgiyi gördü. Yine de 'gözü asla kaymadı.'

...Bizzat Allah, O'nun âlemlere rahmet olarak gönderildiğini ilân etti. Artık aksinin olması mümkün müdür?

Kendinden öncekileri de kuşattı, kendinden sonrakileri de. Böylece, O'nun varlığı, yaradılış sırrının odak noktası, ağırlık merkezi oldu.

...Her peygamber ve veli, yanmış bir çıra idiyse, O yanmış çıraların ve meşalelerin ormanıydı.

...İmâm-ı Gazalî, Muhyiddin-i Arabî, Mevlâna Celâleddin-i Rûmî O'nu ululadılar, O’nun gölgesine sığındılar. Kutluluk ve mutluluk gölgesine.

...Toplumunu kurdu Peygamber. Böyle bir toplumu, dünya dünya olalı görmemişti. Her noktasından üstün insanların fışkırdığı toplumdu bu.

...Hakikatin eylemi erdem, toplumun her bucağını tuttu. Şiir, bilim, tasavvuf... musiki, mimari... savaş, barış ve düzen, yeni ve yüceliğe ayarlı olarak tekrar doğdu bu erdemden.

...Çabanın değeri ortaya kondu. Çabasız eriş umudunu, bu yalancı umudu O'nun kılıcı yok etti.

...İnsan, dış çizgi uygarlığından iç âleme açıldı.

...Toprağın kanadı, göğün zinciri insanın eline geçti.

...Medeniyet, güvercin topuklarıyla yeniden geldi.

...Ah, O'nun kutlu elinin uzanışıyla, ne kadar yol açıldı. Ne öğretiler doğdu Mutlak Öğreti'den. Birbirine uyumlu, ayarlı öğretiler.

Hukuk, tıb, edebiyat, mimarî, musiki, yazı sanatı... Sonsuz bir ufuk açıldı yeniden insanın önünde.

Kentler kuruldu, yetenekli ruhların, melek kanatlarının şakırtılarını işittiği.

...Ne Nietzsche, ne Marx yıkabilir bu Uygarlığı, olsa olsa, atsineğinin koşu atına musallat oluşu gibi, onu yerinden kımıldamağa zorlamak gibi bir görevi üstlenmiş olabilirlerdi bilerek bilmeyerek.

...Bir Cennet bağışlanmıştır insana. Ve Cennetinin bekçiliğini, koruyuculuğunu yapma onurundan da mahrum edilmemiştir insanoğlu. Ne büyük onurdur bu. " (Sayfa: 130,131,132,133,134,135,136,137,138,139,140.)


*YİTİK CENNET, Sezai KARAKOÇ, Diriliş Yayınları, 8. baskı, İst.2006.

  Editör :  Rıdvan GÖK

1256 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Yeni Kalemler

 Kategori ¬ Kitap Tanıtımı

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 28
 Dün : 85
 Toplam : 142792
 Ip No : 3.235.62.151
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

Bilgilere Geçici Olarak Ulaşılamıyor.

 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.