Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Kitap Tanıtımı - KİTAP: UZAK ÜLKE (Fatma ALİYE)/ Esma ÜRKMEZ - Yeni Kalemler
   
 KİTAP: UZAK ÜLKE (Fatma ALİYE)/ Esma ÜRKMEZ

 Yazı Boyutu

 Tarih : 02.04.2009 - 20:37:55


Demirden dağlar delinir, kıldan ince kılıçtan keskin köprüler geçilir. Bunun adına hayat denir ve yaşananlar bazen bir fotoğrafta, bazen satırlarda, bazen bir anıda kendisini ele verir. Bazısı haykırır dağlara derdini, bazısı içine gömer; ...

 

Esma ÜRKMEZ


"UZAK ÜLKE ( Fatma ALİYE)"

Demirden dağlar delinir, kıldan ince kılıçtan keskin köprüler geçilir. Bunun adına hayat denir ve yaşananlar bazen bir fotoğrafta, bazen satırlarda, bazen bir anıda kendisini ele verir. Bazısı haykırır dağlara derdini, bazısı içine gömer; önce kömür yapar, sonra elmas elmas döker hayata. Tarih-i Cevdet ve Kavaid-i Osmaniye eserleriyle bir zamanlar her okuyan evin kitaplığına giren Ahmet Cevdet Paşa'nın büyük kerimeleri Fatma Aliye ikinci türden bir kişilik. Zor bir kişilik o; hem bilmiş hem ketum. Söylemeye tenezzül etmiyor, yardım istemiyor, onurundan asla taviz vermiyor. Elbette hepsini bir arada yapınca duygularını yansıtmayan, derdini paylaşamayan, gitgide uzaklaşan ve ötelenen bir insan, uzak bir yıldız oluyor ancak. En başta herkesin yaptığından farklı bir şey yapmanın peşine düşmüş. Kadın olarak haremliğe değil selamlığa dikmiş gözünü, bir entelektüel olarak, koca bir imparatorluğun ilk kadın yazarı olarak kitapları devirmekten, sayfaları çevirmekten, mürekkebi bitirmekten vazgeçmemiş. Zoru seçince zoru yaşamış. Zoru yaşayınca hayatın ağırlığını omuzlarında ölene değin taşımış. Zor kişilik ama insani bir kişilik Fatma Aliye. Osmanlı duyarlılığını hissediyor, Müslüman bilincini taşıyor, topluma mesafeli ama çözüm üretme hassasiyetiyle hal çaresi aramaktan vazgeçmiyor, kadın aidiyetini arıyor tüm benliğiyle...

Böylesi zor bir kişiliğin hayatını değil yazmak araştırmak bile ne zor diye düşünmüştüm Fatma Karabıyık Barbarosoğlu'nun yazdığı kitabı* elime aldığımda. En başta zor kişilik hakkında malumat edinmenin başlı başına bir zorluk olduğu malumunuz. Hayatını anlatmadığı, ayrıntılarını ortaya döküp saçmadığı için hakkında bilgi edinememek işin bir yönü. Bir diğer mesele zor kişiliğin ona yakınlaşmak isteyen araştırmacıya da kişisel mesafe koyması. Zor hocaya yaklaşamayan öğrenci gibi diyaloga girmenin zorluğu. Yönlerin sonuncusu ise Osmanlı çöküşünün en çalkantılı döneminde bir Paşa kızı olarak yaşaması ve dönemin her badiresinde içine daha da gömülen bir neslin evladı olmasından kaynaklanıyor. Böylesi bir neslin portresini tarih kitaplarından çıkartabiliriz belki diye düşünecek olursanız yine geçit vermiyor Fatma Aliye. İlk kadın muharrire o. Dönemi ve geçirdiği süreç itibariyle öncesi yok, sonrası yok, klişesi yok, aynısı yok. Yaşadıklarını tespit etmek zor, bulduklarını birleştirmek zor, üstelik birleştirdiklerini anlamlandırmak ve kabullenmek de zor. Bu zorluğa talip olan yazarı kitap bittiğinde takdir ettim. Kitabına roman adını verip bize Fatma Aliye'yi tanıttığı için teşekkür O'na. Üstelik tüm bu zorlukları romanın başlığında yansıtmaktan çekinmemiş: "Fatma Aliye: Uzak Ülke". Şunu belirtmeliyim ki kitabın tanıtım ve yazımda tür adı biyografi olsaydı bu zorluğa talip olan okuyucu sayısı da hızla düşerdi.

Okudukça diyor ki insan "Fatma Aliye de ne uzak bir ülkeymiş gerçekten!" Okudukça gitgide uzaklaşan ve ülkeleşen görüntüsü yansıyor kitaba. Önce uzaklaştırılmış, sonra atılım yapmış en son da kendini yalıtmış bir kişi o. Hangisi önce hangisi sonra olmuş tam da çözülemiyor bu uzaklaştırma ve yalıtma hallerinin. Erkek uğraşlarına merak sarmış her kız çocuğu gibi kadın dünyasından kendini yalıtırken kadın dünyası da ondan uzaklaşıp gitmiş. Yine entelektüel olması sebebiyle toplumun gündelik uğraş ve gündeminden kendini uzak kılarken toplum da bir devri geçerken kendinden uzaklarda kalmaya mahkûm etmiş onu. Osmanlı'nın son dönemindeki zorluklar, aydın kutuplaşmasının iyice belirginleşmesi, Ahmet Cevdet Paşa'nın ölümü ve Fatma Aliye'nin kızı İsmet'in rahibe olmayı seçmesi onun uzaklaşmasını hızlandırmış. Ama inatla yazdığı her satırla kendini var kılmış. Döneminin kırgın aydını gibi hüznünü mağruriyetiyle gizlerken, toplumun dönüşümünün acısını bilgisi ve yazdıklarıyla aşmaya çalışanlardan olmuş.

Fatma Aliye romanı da karakteri gibi zor bir roman. Romanın en güzel yönü yazarının Fatma Aliye'ye olabildiğince yaklaşmayı göze almış, vazife bilmiş ve tüm varlığını bu uzak ülkeye ulaşmak için seferber edebilecek kadar gözü pek davranmış olması. Öyle ki "O'na dair edindiğim bilgileri kâğıtlara yazmamaya çok dikkat ettim." diyor bir söyleşisinde. Neden kâğıda yazmadınız sorusunu ise gerçek bir duyarlılıkla yanıtlıyor: "Kâğıtlara yazarsam uzaklaşırdım. Onu bir araştırma öznesi kılabilirdim. Soğuk olabilirdi yazdıklarım. Oysa ben onu zihnimde taşıdım." (Yeni Şafak–3.01.2007)

F.K.B. Fatma Aliye'ye birkaç yönden bakıyor. Toplum ve Fatma Aliye'nin toplumla yaşadıklarını romanda mesafeli bir bakışla yansıtırken Fatma Aliye'nin toplumla yaşadıklarını neredeyse tamamen kalbine ait kıldığı bir bütünleşmeyle sunuyor. Fatma Aliye'nin ailesi içinde yaşadıklarını kaleme alırken üslup yine farklılaşıyor ve bir aile dinamiğini ve kahramanın, yazarın da hemcinsi olması sebebiyle, kadının hüznünü ön plana çıkartıyor. Adaşının ve hemcinsinin yaşadığı yönden kalemi eline almış yazar. Bunu yaparken de gizleme ihtiyacı duymamış.

Fatma Aliye'nin romandaki yazar karakterinin ve F.K.B.'nun hayatında ve uğraşılarında yer edindiği, zihninin ve kalbinin uç sınırlarına kadar işlemiş olduğu gayet açık. Bu aidiyet arttıkça arttığı için mi, yoksa kurgunun bir parçası olarak da planlandığı için mi bilinmez bu yakınlık kitabın son bölümde bir yazarın bir yazara kendi öyküsünü anlatmasıyla bütünleniyor.

Romanda tüm anlatılanların gerçek olması ve bu gerçeğin kurguyla birleştirilmiş olması akışın hızını etkiliyor. Bu yönüyle uzak ülke aslında bir hesaplaşma kitabı sayılabilir; merkezde Fatma Aliye'nin kendiyle ve toplumla hesaplaşma süreci, F.K.B.'nun Fatma Aliye ve kendiyle hesaplaşması, diğer taraftan okurun okuma sürecinde bu zor kişiliği ve zor dönemi okurken yaşaması. Hesaplaşmanın niteliği de derin olunca kitabın ritminin yer yer düşmesi ve hızlanması kaçınılmaz olmuş. Bu yavaşlama ve hızlanmayı gerek bir okur hissi olarak teyid edebilirim, gerekse yine bir söyleşisinde yazarın kitabın akışını yavaşlatıp hızlandırdığı bilgisini paylaşmasını atıf olarak verebilirim. Yine de yazarın akademik çalışmaya aşina olması tüm kitabı bilgiye boğmasına ya da bu bakıştan kurtulmak için "az bilgi çok eklenti yapmalı" gibi bir düşünceye sevk etmemiş.

Romanın ve üslubunun bazı çıkmazlarından söz açmayacağım, konunun önemi üslubun zorluklarını anlaşılır kılıyor çünkü. Zor kişilik, zor roman, yavaş akış derken iyiden iyiye kitabı da uzak ülke kılan bir yazı çıktı ortaya. Madem öyle bana göre kitabı okumanın iki önemli yararını size söyleyerek bitireyim: Türk kadın yazarlarının en önemli halkası olan Fatma Aliye'yi ve yetişme şartlarını bulamayacağınız kadar ayrıntılı ve orijinal biçimde tanıtması ve yazarla bütünleşerek yazan bir kadın yazarın, Fatma Karabıyık Babarosoğlu'nun ruh hallerini yansıtması.

* İlgili Kitap: Fatma Aliye: Uzak Ülke, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Timaş Yayınları, Roman, 352 sayfa


  Editör :  Rıdvan GÖK

1413 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Rıdvan GÖK

 Kategori ¬ Kitap Tanıtımı

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 3
 Bugün : 32
 Dün : 85
 Toplam : 142796
 Ip No : 3.235.62.151
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

Bilgilere Geçici Olarak Ulaşılamıyor.

 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.