Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Hikâye - YILDIZLI BİR PEKİYİ ALMIŞTI FATİH / Zeynep Büşra KOÇAK - Yeni Kalemler
   
 YILDIZLI BİR PEKİYİ ALMIŞTI FATİH / Zeynep Büşra KOÇAK

 Yazı Boyutu

 Tarih : 01.04.2009 - 18:11:04


Odasında tek başına oturmuş ağlıyordu. Başını ellerinin arasına aldı ve tekrar başladı düşünmeye. Canı çok sıkılıyordu. Artık iyice mutsuzdu. Salihi özlemişti. Annesinin yaptığı muzlu pudingler bile onu mutlu etmeye yetmiyordu. Oysa ...

 

YILDIZLI BİR PEKİYİ ALMIŞTI FATİH / Zeynep Büşra KOÇAK*

 

 

      Odasında tek başına oturmuş ağlıyordu. Başını ellerinin arasına aldı ve tekrar başladı düşünmeye. Canı çok sıkılıyordu. Artık iyice mutsuzdu. Salih’i özlemişti. Annesinin yaptığı muzlu pudingler bile onu mutlu etmeye yetmiyordu. Oysa eskiden nasıl da severdi. Arkadaşı Salih de çok severdi pudingi. Annesi arkadaşlarını da davet etmesini söylerdi her zaman. O da çağırırdı işte en yakın arkadaşı Salih’i. Ne de olsa her şeyleri beraberdi. En sevdikleri, en nefret ettikleri, oynadıkları oyunlar, ziline basıp kaçtıkları o boyası silinmiş kapılar… Dur bir dakika dur ne demişti, en nefret ettikleri mi? Yok yok onlar hiç bir şeyden, hiç kimseden nefret etmezlerdi. Annesi Neriman da çok severdi Salih’i… Seviyordu işte herkes Salih’i… Ama Salih yoktu artık. Bırakıp gitmişti biricik arkadaşı Fatih’i…

      Çok ağlamıştı Fatih, öğrendiği zaman en yakın arkadaşından ayrılacağını. Salih’in babası Hayati Bey’in tayini çıkmıştı ve artık taşınmaları gerekiyordu. Fatih ağlayarak Hayati Bey’e gidip “taşınmamaları gerektiğini” söyledi. Eğer taşınırlarsa “çok üzüleceğini, bir daha asla fıkra anlatmayacağını” söyledi. Hayati Bey bunları duyduktan sonra elini Fatih’in omzuna atıp “Oğlum eğer taşınmazsak ben işsiz bir baba olurum ve para kazanamam. Param olmayınca da ihtiyaçlarımızı karşılayamam. İşte bu yüzden çalışmak zorundayım ve buradan gitmek zorundayız, bilirsin sen hayat pahalı! Ama sen merak etme Salih’i çok özlersen ve onu görmeyi çok istersen bir gün mutlaka görürsün!”demişti. Fatih kaldırıma oturmuş Salih’le beraber izlemişti eşyaların kamyona yüklenmesini. En son Salih’in annesinin çiçek saksıları yerleşmişti kamyona.

        Gitme vakti geldiğinde bütün mahalleyi bir hüzün kaplamıştı sanki. Bütün komşularla vedalaşmış, herkesin hayır dualarını almış yola koyulmuşlardı. Kamyon köşeyi dönerken, Fatih elindeki tasın içindeki suyu çoktan boşaltmıştı tozlu yola. Bunu bir yerlerden duymuştu: Eğer gidenin arkasından su dökersen daha çabuk dönermiş gidenler. Aslında hiç inanmamıştı Fatih, çok saçma gelmişti kulağına, ama belki doğru olabilir diye bir tas suyu döküvermişti yola…

     Aslında her şeyden vazgeçerdi biricik arkadaşı Salih için, ama yine de gitmişlerdi. Hala anlamıyordu hayat neden pahalıydı ve bu nasıl oluyordu. Bir kilo şeftalinin pahalı olabilmesini anlayabiliyordu Fatih. Çünkü şeftali çok güzel bir meyveydi ve reçeli de oluyordu. Ama bu “hayat” denilen şey ne yeniliyor, ne içiliyor, ne de reçeli oluyordu… Hayati amca neden o kadar emin konuşmuştu hayatın pahalı olduğu konusunda ve neden Fatih bunu bilirdi. Hayati amca yanılmıştı işte, Fatih bilmiyordu hayatın nasıl pahalı olabildiğini. Sonuçta bir kilo şeftali miydi ki bu hayat, pahalı olsundu… Çok saçma laf etmişti Hayati amca…

     Fatih pencereye yaklaştı ve dışarıya bakmaya başladı. Her şeyinden vazgeçebileceğini söylemişti ya az önce, işte şimdi nelerinden vazgeçebileceğini düşündü. Kırmızı bisikletinden vazgeçebilirdi. Sonra bir kavanoz dolusu misketi vardı, hepsini verirdi Hayati amcaya… Yeni spor ayakkabılarından, keçeli boya kalemlerinden, köydeki köpeği Yırtık’tan, babasının doğum gününde aldığı futbol topundan, üzeri arabalı mavi tişörtünden… Hatta hatta, Hayati amcanın gitmeyeceğini bilse, annesinin yaptığı muzlu pudinglerden bile vazgeçerdi…

    Arkasına döndü ve yatağına oturdu Fatih. Sonra düşünceli düşünceli bileğinden kesik sol koluna baktı. Kazadan sonra hiç misket oynamadığını düşündü. Aslında oynayabilirdi, yani sağ elini hala kullanabiliyordu, ama mahalledeki çocukların hiçbirisi onunla oynamak istememişti. O artık arızalı bir oyuncak bebek gibi işe yaramaz olmuştu sanki. Ne kadar da saçma, oysa o bir insandı sonuçta ve arkadaşları bunu unutmuşlardı. Ona kolu kopuk bir oyuncak muamelesi yapıyorlardı.

     Fatih biliyordu ki, Salih olsaydı onunla misket oynardı. Onunla yedi kiremit, saklambaç, adım sende, cakcuk bile oynardı… Yani tamam, şu anda ne Fatih biliyordu Salih’in nerede olduğunu ne de Salih biliyordu Fatih’in nerede olduğunu… Ama ne önemi vardı ki, sonuçta ikisi de biliyorlardı Salih’in Fatih’te, Fatih’in Salih’te olduğunu…

     Yaptığı hesaplara göre Salih gideli üç, Fatih elini yitireli iki buçuk sene olmuştu… Tabii matematik sınavından kırk almış bir öğrencinin hesaplarıydı bunlar. Bunu da göz önünde tutmak iyi olurdu. Sınav demişken aklına geldi birden: Eğer öğretmeni Fatih’e Salih hakkında bir sınav yapsaydı, Fatih hiç kopya çekmeden yıldızlı pekiyi alırdı o sınavdan. Ne ön sıradaki Tuğçe’nin kâğıdına bakardı, ne de sıranın altından kitap açardı. Çünkü o biliyordu Salih’i. O biliyordu Necla teyzenin beyaz çamaşırlarının üstüne kimin çamur attığını, Hacı Mahmut amcanın gözlüğünü kaçırıp sonra “kolaysa gel al” diye şarkı söyleyeni, Bakkal Ruhi dayının lolipoplarının kim tarafından yürütüldüğünü… O biliyordu pudingi muzlu, muzsuz diye ayırmadan seveni…

     Of Salih of, nerdesin, hala neden gelmedin?

     Tekrar kalktı yerinden Fatih ve pencereye yöneldi yeniden. Yağmur başlamıştı dışarıda. Fatih de severdi yağmuru, Salih de… 

     Kim uydurmuştu ki hayat denen şeyi? Hayat mı bizim içimizdeydi, yoksa Salih mi hayatın içindeydi? Şeftali reçeline ne olmuştu peki?

      Acaba Hayati amca doğru mu söylemişti? Eğer gerçekten özleseydi Salih’i görebilir miydi? Aaah nasıl oldu da anlamamıştı! Dışarıda yağmur vardı ve Fatih dışarıda değildi. Hemen dışarı çıkmalıydı. Hem Fatih, hem de Salih yağmuru severken neden ikisi de camdan bakıyorlardı? Hemen çıktı dışarı Fatih. Salih‘i görmeyi bekliyordu orada, ama hayatı gördü dışarıda. Dikkatlice baktı hayata. Çok şaşırmıştı, nasıl olabilirdi bu? Şaşkın şaşkın bakarken içine düşüverdi birden hayatın. Bir de ne görsün, hem koca bir kâse dolusu muzlu puding oradaydı hem de Salih!

      Aman Allah’ım, yıldızlı bir pekiyi almıştı Fatih! 

                                                                                                                                      

     

                                                                                              

      *Konya Prof.Dr. Erol Güngör Sosyal Bilimler Lisesi 9.Sınıf Öğrencisi


  Editör :  Rıdvan GÖK

621 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 17 Puan Verildi
 Kaynak :  Rıdvan GÖK

 Kategori ¬ Hikâye

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 2
 Bugün : 56
 Dün : 126
 Toplam : 110655
 Ip No : 100.26.182.28
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.6889 5.6991
  Euro 5.2577 5.2925
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.