Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Biyografi - Geçmişten misallerle birazcık dinlenmeye ne dersiniz ? / Ahmed Şahin - Yeni Kalemler
   
 Geçmişten misallerle birazcık dinlenmeye ne dersiniz ? / Ahmed Şahin

Geçmişten misallerle birazcık dinlenmeye ne dersiniz ? / Ahmed Şahin
 Yazı Boyutu

 Tarih : 13.09.2011 - 19:05:30


Geçmişten misallerle birazcık dinlenmeye ne dersiniz? Geçmişin irşat eserlerinde dinlendirici misaller, düşündürücü örnekler nakledilir. Bugün size bu misallerden örnekler sunmak istiyorum. Muhtemeldir ki siz de bunları okurken dinlenecek...

 

 

Ahmed Şahin

Geçmişten misallerle birazcık dinlenmeye ne dersiniz?

Geçmişin irşat eserlerinde dinlendirici misaller, düşündürücü örnekler nakledilir. Bugün size bu misallerden örnekler sunmak istiyorum. Muhtemeldir ki siz de bunları okurken dinlenecek, dinlenirken de değerlendirme yapacaksınız.

****

Önce hassas bir mesele, hayali bir misalle nasıl anlatılmış ona bakalım. Rivayete göre:

-İlim, Mal ve Şeref ..bu üç kıymetli değer arkadaş olmuşlar birlikte gidiyor, yol boyunca nereye uğrasalar büyük saygı, sevgi ile karşılanıyorlarmış. Bu sebeple de İlim, Mal ve Şeref hiç ayrılmıyorlarmış birbirinden. Uzun zaman birlikte yolculuktan sonra bir ara yol kenarında bir kütüphane gören İlim demiş ki:

— Arkadaşlar ben şu kütüphaneye bir bakayım, beklerseniz hemen geri dönerim.

Onu gören Mal da demiş ki:

—Ben de şu ticaret merkezine bir uğrayayım, beklerseniz ben de hemen geri dönerim.

Bunların kendisini terk ederek gidişlerini gören Şeref:

—Arkadaşlar demiş, ben sizin gibi değilim, ben bir gidersem bir daha geri dönmem haberiniz olsun!

Şeref, ikazını şöyle sürdürmüş: Ya gittiğiniz yere benimle gidersiniz ya da bensiz gidince neyinizi bırakarak gittiğinizi düşünürsünüz!.

Yorumcular bu misale şu notu eklemişler:

- İlim adamları, mal mülk sahibi zenginler! Arkadaşınız şerefe sahip çıkın, onu yolda bırakıp gitmeyin. Unutmayın, şeref mal mülk gibi değildir. O bir giderse bir daha geri dönmez, bir daha sizinle de birlikte olmaz!.

****

Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubad, Konya'da sarayına davet ettiği Mevlânâ'ya, 'Artık bizim sultanımız siz olun' teklifinde bulundu. Mevlânâ bu teklife, 'Bir ülkede iki sultan olmaz' diyerek cevap verdikten sonra kendisinin talip olduğu sultanlığı da şöyle açıkladı:

-Sizin Sultanlığınız, gözünüzü kapatınca biter, bizim sultanlığımız ise gözümüzü kapatınca başlar! Biz, gözü kapatınca biten sultanlığa değil, gözü kapatınca başlayan sultanlığa talibiz. Onun için kısa devreli dünya sultanları bizden emin olsunlar. Dünya sultanlığı bize cazip gelmez!.

****

Bir adam İmam-ı Ebu Yusuf'a sorduğu soruların bazılarına, 'bilmiyorum' cevabı alınca:

-'Madem bilmiyorsun, neden hazineden bu kadar maaş alıyorsun öyle ise?' diye sordu.

Ebu Yusuf ise bu soruya sakin bir eda ile şöyle cevap verdi:

-Benim hazineden aldığım maaş bildiğimin karşılığıdır. Şayet bilmediğimin karşılığını alacak olsaydım buna hazinenin parası yetmezdi!

****

İşçinin biri çalıştığı yerin malından gizlice almıştı. Yakalanınca, neden böyle bir yanlışlık yaptığını sordular. O da, bunu bana değil mal sahibine sorun, dedi. O benim hakkımı tam vermeyip kesiyor, ben de kestiği hakkım kadarını onun malından gizlice almış oluyorum..

Bu cevabı hakim haklı bulmadı:

—Senin yaptığın yanlışlık, mal sahibinin sana yaptığı yanlışlıkla meşruluk kazanamaz. Sen de senin hakkını kesen de hırsızlıktan muhakeme olacaksınız.

Yorumcular buna da dediler ki:

—Çalıştığı yerin malını gizlice almak nasıl hırsızlık sayılırsa, çalıştırdığı işçinin hakkından kesip vermemek de öyle hırsızlık sayılır. İki taraf da kul hakkından sorgulanmalı, haram yemekten hesaba çekilmelidir..

****

Herkese sataşan kavgacı bir adam, masum bir gence edep dışı ağır sözler sarf ediyor, genç de, 'lahavle vela kuvvete illa billah!.'demekle yetiniyordu..

Gence acıyanlar, 'Sen de ona aynı ağır sözlerle karşılık verip de edepsizi sustursan ya?' dediler.. Genç şu karşılığı verdi:

-Yol kenarında bir varlık bana havlasa benim de ona aynı şekilde havlamam mı gerekir? Halbuki ben edepli bir insanım havlama bilmem ki!..

— Ne dersiniz, irşat eserlerindeki bu misallere? Dinlendirici yanı, düşündürücü mesajı var mı?

a.sahin@zaman.com.tr 

13 Eylül 2011, Salı

 


  Editör :  Rıdvan GÖK

317 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 3 Puan Verildi
 Kaynak :  Aytaç AYDIN

 Kategori ¬ Biyografi

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 15
 Bugün : 21
 Dün : 29
 Toplam : 79409
 Ip No : 54.92.160.119
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.6134 5.6235
  Euro 4.9816 5.0145
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.