Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Biyografi - BİR GÜZEL İNSANIN ARDINDAN BİR SESSİZ YANIŞ FİRAK / Hatice Kübra BOZER - Yeni Kalemler
   
 BİR GÜZEL İNSANIN ARDINDAN BİR SESSİZ YANIŞ FİRAK / Hatice Kübra BOZER

BİR GÜZEL İNSANIN ARDINDAN BİR SESSİZ YANIŞ FİRAK / Hatice Kübra BOZER
 Yazı Boyutu

 Tarih : 03.09.2011 - 16:25:50


Bir ikindi vakti çalındı kapım. Açtım usulca. Siyahlar içinde yorgun bir haber inledi:firak. İlk önce düşünemedim hiçbir şeyi, etraf karardı, titreme aldı ruhumu. Diz kapaklarım hızla yere düştü sonra. ..

 

   

 
 
BİR GÜZEL İNSANIN ARDINDAN BİR SESSİZ YANIŞ “FİRAK!”

                                                          

 

Bir ikindi vakti çalındı kapım. Açtım usulca. Siyahlar içinde yorgun bir haber inledi:”firak!”. İlk önce düşünemedim hiçbir şeyi, etraf karardı, titreme aldı ruhumu. Diz kapaklarım hızla yere düştü sonra. İçime derin bir acı ince ince sızarken, ellerime düştü gözyaşları. Ve aslında hiçbir kelime acıyı tam anlatamadı.

 

 

 “firak!” kapı kapandı. Gözyaşları bir inilti ile akıp giderken kelimeler kırık dökük, boynu bükük ayrıldı kalbimden. Hüzünlü adımlarını sürüdüler satırlara. Birbirinin gözüne bakmadı ve el ele tutuşmadı hiçbiri, tutuşmuştu gönülleri ve  acıyı bilmek- bildirmek istemediler belli ki.

 

“ Firak!” Bir güzel insan toparlayıp ruhunun gül kokulu eteklerini ayrıldı aramızdan.

Nasibimize düştü hicran ve gam.

 

“ firak!”  Vefatın bize görünen yüzü. Duamızdır ki vuslat yüzü Size görünmüştür.

 

Rıdvan Hocam,

Size yazabileceğim her satır her cümle eksik kalacaktır. Kelimeler hissiyatımı dillendirmeye çalışırken satır aralarına düşecektir gözyaşlarım. Pişmanlığım ve geç kalınmışlığım her harfin ardından boynunu uzatacak ve bakarak gözlerimin içine acıtacaktır yüreğimi.

 

Rıdvan Hocam,

Ardınızdan yazdığım ilk cimle idi: “hocam, sanki bir dağ alındı ardımdan.” Devamı gelmedi, erkendi.

 

Edebiyat öğretmeni olduğunuz liseye düşmüştü yolum bundan yedi yıl öncesi. Takdir öyleydi ki dersine girdiğiniz sınıflara yazılmamıştı adım. Ama yazdığınız anıda ifade ettiğiniz gibi “çok özel bir tanışıklığımız” olmuştu sizinle. Ve devamında ezelden ebede yol üzerinde bir durakta beklediğimizi hatırlatan o cümleniz “…ruhlarımız çok önceleri el sıkışmışlardır da bizler farkında değilizdir.” . Rıdvan Hocam, ebedi alemde de o Gül-i Rana’nın muhabbet meclisinde tekrar karşılaşmaktır dileğim sizinle.

 

Öğretmen lisesinin karanlık koridorları düşüyor hatırıma. Her karşılaşmamızda hatırımı sormadan geçmeyişiniz; “Hatice nasılsın kızım”,” nasıl gidiyor hayat”, “yazıyor musun”, “neler yapıyorsun”…bazen çok uzun susardınız. Konuştuğunuzda ise cümleleriniz ümidi ve azmi nasihat verirdi; dağıtmaya çalışırdınız içimin karanlıklarını. yanınıza çok gelemezdim. Bu çekingen olan yaradılışımın bir yansıması idi. Bu nedenle uzağına düştüm sohbetinizin. “Kendine yazık ediyorsun kızım.” Seslenişinizi en ziyade burada hak ettim.

 

Lise bittiğinde dahi ilginizi devam ettirmiştiniz. Okumakta olduğum üniversite ve bölüm tercihinde sizin tavsiyenizin de payı vardır Sevgili Hocam. Bu yıllar boyunca, hani düştüğümde dara, telefonun diğer ucundaki sesiniz ışık tutmuştu yoluma. Ve hep tekrarladığınız o cümleniz “ gönlü yüce insanlarla dost ol, ruh yalnızlığı çekme. Hatice arada uğra sohbet edelim.”. Gelemedim. Belki de burada halimi arz edebilecek en doğru cümle Doğan Hocamızın ardınızdan yazdığı, zihnimi kemirip duran o cümlesidir: “İnsan, bazı şeyleri ertelememeliymiş, ertelediği tarih bir ömrün sınırlarını aşabilirmiş.”

 

Rıdvan Hocam,

Neredeyse iki ay geçti siz uzun bir uykuya dalalı, uzanalı toprağın altına. Ve günler adım adım yaklaşmakta sonbahara. Ölüm ki aslında sonbaharın sararttığı yapraklarla düşerdi hatıra. Lakin yaz mevsiminde gelen vefat haberiniz kültürparkta yaşlı bir çınar ağacının yemyeşil yapraklarında hatırlattı kendini bana. Ölüm ki vakitsiz değil asla. Zira her yaratılanın elinde vakti karalanmış bir davetiye vardır toprağa.

 

Vakitsiz değildi gidişiniz, karanlıktı yalnızca bize. İnsanlara verilen ömür defterinin yaprak sayısı belli idi. Son sayfa çevrildiğinde ise son nefes uçardı dudaklarımızdan.

 

Sayfa sayıları sınırlı olsa da ince ve güzel yazıldığında yazı, değerlendirildiğinde her bir satırı, ve bahsettiğinde güzel ve “ruhu yücelten değerlerden” nice harfler dizilir satırlara ve okuyucu hayran kalır yazı ve yazılanlar karşısında. Bizler inanıyoruz ki Sevgili Hocam, Gül’e ve güzelliklere adadığınız ruhunuz, hissiyatınız ve ince yaşantınızla defterinizin sayfalarını en güzel bir şekilde tamamladınız. Niyaz ederiz ki o güzel defteriniz karşısında memnun kalır Rabbimiz. Bizler bahtlıyız ki düştük defterinize, ama bir kelime ama bir cümle ile.

 

Rıdvan Hocam,

Üzerimde emeğiniz öyle çok ki… ve şu an kalem hala tutuyorsa yüreğimin ellerinden bu sizin teşvikiniz iledir.

Aslında Sevgili Hocam, bu yazı hiç yazılmamalıydı belki. Sevgili kızınız ve kardeşimin telefonun diğer ucundaki ismimle başlayıp derin hıçkırık ve sessiz gözyaşları ile devam eden o derin ve sözsüz cümlesi ayrılığınızın acısını anlatacak en saf ve en samimi cümle idi. Kalemimin paragraflardır sürdürdüğü ise edepsizlikti.

Ama Sevgili Hocam, kabına sığmadı kalbimdeki his. Üzerimdeki emeğinizi anmak, bir kez daha hayırla yad edilmenize vesile olmak ve aslında Size teşekkür etmek diledi kalbim ve kalemim.

 

Rıdvan Hocam,

“gül gönüllüler bir bir açmalı, ülkemizi ve dünyamızı gül kokularıyla doldurmalılar. O Gül-i Rana ile gelecek gerçek huzura kapı aralamak için…” diye yazmıştınız defterime. Hocam… bundan bir yıl sonrasında nasipse öğretmen olduğumda bir gül medeniyetinin yeniden soluk bulabilmesi için kalbimi ve zihnimi koyma azminde olacağım bu yola, sizin gibi…

 

Ve Hocam,

Bizler Rabbimizin gönlümüze verdiği hisle mekanınızın cennet makamınızın ali olması hususunda ümitli ve duacıyız. Çünkü siz demiş ve o çizgide durmuştunuz: “ bize O ve Peygamberi (sav) yeter”. Bizler iyiliğinize ve güzelliğinize şahidiz Hocam.

 

Lakin hüzün illa ki yüreğimizde, illa ki gözlerimizde yaş. Tıpkı Efendimiz’ in oğlu İbrahim’ in ardından seslenişi gibi sesleniyoruz ardınızdan: “ göz yaşarır gönül mahzun olur; ancak biz Rabbimizin hoşnut olduğundan başka bir şey söyleyemeyiz. İbrahim ( Rıdvan Hocam) biz senin (sizin) ayrılığın(ız)a çok üzgünüz.”

 

Rabbimizin rahmeti, mağfireti, ikramı ve selamı üzerinize olsun Rıdvan Hocam.

 

                                                                                                               Talebeniz ve Kızınız

                                                                        Hatice Kübra BOZER

                                                                       12 temmuz - 1 eylül 2011 KONYA

 

NOT: hocamızın hanımı ve evlatlarına baş sağlığı, sabır, nice lütuflar ve yanan kalplerine gül kokulu serinlikler diliyorum.


  Editör :  Rıdvan GÖK

881 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 76 Puan Verildi
 Kaynak :  Aytaç AYDIN

 Kategori ¬ Biyografi

  Yorum ( 4 )   

 Muhlis Turinay

Tarih : 08.09.2011 12:03:28  

  Mahzun Kalpler

Kayıtlı İp: 91.93.34.199


Hatice Kübra kızım,yazınızı hem okudum hem ağladım,Rıdvan hocamla 10 yıl önce Konya Öğretm.Lis.de başlayan arkadaşlığımız 12 tema kadar çok yakın şekilde sürdü,hep gece-gündüz beraberdik,şimdiye dek kalbimin bukadar üzüldüğü bir ayrılış yaşamadım,hocamaAllahtan rahmet,mahzun kalplere sabırlar diliyorum.Muhlis Turinay.Gsm.0555 361 76 02. Email:muhlis@dogrular.com.tr
 Büşra Kaynak

Tarih : 06.09.2011 00:01:21  

  temiz yüreğinize sağlık

Kayıtlı İp: 78.167.218.245


Rıdvan hocayı anlatan en mükemmel yazı olmuş bence hatice kübra hepimizin başı sağ olsun...Kalemine sağlık, yüreğine sağlık.
 Gülin Battır

Tarih : 04.09.2011 21:32:30  

  yorum

Kayıtlı İp: 88.252.248.166


Hepimizin içinde olan duygu ve düşünceleri yazmışsın teşekkürler.
 Özgür Umay

Tarih : 04.09.2011 15:01:09  

  Ellerine ve yüreğine sağlık Hatice Kübra..

Kayıtlı İp: 88.232.99.237


Ellerine ve yüreğine sağlık Hatice Kübra..
  Sayfalar : İlk Sayfa - [1] - Son Sayfa

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 5
 Bugün : 41
 Dün : 69
 Toplam : 68198
 Ip No : 54.166.245.10
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 4.7207 4.7292
  Euro 4.3035 4.3320
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.