Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Köşe Yazısı - SEYİR DEFTERİ - Yeni Kalemler
   
 

Rıdvan GÖK ¬

Rıdvan GÖK

 SEYİR DEFTERİ

 Yazı Boyutu

 Tarih : 05.07.2011 - 00:17:25


Gelin, sizinle birkaç limana uğrayalım, buralarda gördüklerimizi yazalım seyir defterimize. Yazalım ki, buralara ömür boyu hiç uğramayacaklar da tanıma imkânı bulsunlar; düşünce dünyasının, gönül ikliminin bazı müstesna köşelerini.

 

SEYİR DEFTERİ

 

Gelin, sizinle birkaç limana uğrayalım, buralarda gördüklerimizi yazalım seyir defterimize. Yazalım ki, buralara ömür boyu hiç uğramayacaklar da tanıma imkânı bulsunlar; düşünce dünyasının, gönül ikliminin bazı müstesna köşelerini.

 

İlk durağımız, Ötüken- Söğüt Yayınları arasında çıkan Büyük Türk Klasikleri. Tarihimizin ve edebiyatımızın bin üç yüz senelik macerasının, örnek metinler ve şahıslarla çok canlı bir şekilde anlatıldığı on dört ciltlik bu büyük eserden tuttuğumuz üç –beş notu aktarmak istiyoruz öncelikle. Aktaracaklarımız, Nevzat Kösoğlu’nun kaleme aldığı tarih analizleri bölümlerinden seçmeler olacaktır. İşte, modern zamanlara kadar uzanan son cihan devletinin, Osmanlı’nın, tarihe veda dönemlerinin yorumlandığı sayfalardan bazı sarsıcı ifadeler:

 

“Kültürel soğuma, cemiyetin iç dinamizmini yitirmesidir. Bu da, iman-amel ilişkilerindeki bozulmanın sonucudur. Motive edilen ruh gücü, sürekli amele (eyleme) dönüşmek zorundadır; iman, kendi ölçülerine uygun amellere dönüşmezse sıcaklığını, motive etme gücünü kaybetmektedir. Bu gelişme, toplumun gerilimini düşürür, yani soğuma sürecine girilmiş olur.”

 

“Kültürel soğuma ilerledikçe, idrakler kararacak, kavrayış ve değerlendirme gücü azalacak; bakış açılarında daralma, hükümlerde katılaşma ve müsamahasızlık görülecektir.”

 

“Kültürdeki bu katılaşmayı önlemek için ‘her dem yeniden doğmak’ gereklidir. Her dem uyanık olmak, kendini ve dünyayı her dem yeniden imanının ışığında ve ölçüleri ile kavramak, yeniden kavramak ve yeniden düzene sokmak…”

 

“İmanın iç talepleri, o cemiyetin ruhi yapısını oluşturur yahut kendisidir. Ve kavimlerin (toplumların) kendilerindeki değişmelere göre de Allah onların halini değiştirmektedir. Yani cemiyet halindeki ‘kendi’mizin ruhi akışı eyleme dönüşerek tarihi yapmaktadır.”

 

“İ’lâ-yı Kelimetullah ülküsü ve nizâm- ı âlem iddiası ile motive edilmiş ruh gücündeki yorgunluk yahut eğitim zayıflaması gittikçe açığa çıkmaktadır. Eyleme dönük o coşkun enerjinin melâmet tavrına yöneldiği ve musikiye dalıp içe kapanmaya başladığı görülür. Osmanlı yöneticileri artık, Büyük Osmanlı idealini taşıyacak gücü kendilerinde bulamamaktadırlar.”

 

“Hayatın genel kanunlarından biri de değişme ve yenilenmedir. Kültürler de kendi imanları çevresinde sürekli yenilenmek zorundadırlar. Her kültür, kendi ölçülerinde gerçekleştirdiği amelleriyle, hayatı her an yeniden kurmalıdır. Hayat her an yeniden kavranıp yorumlanmadıkça ve ameller bu yorumlarla üslup kazanmadıkça, kültür canlılığını yitirir; durgunlaşma ve katılaşmaya gidiş başlar.”

 

İkinci durağa vardığımızda karşımıza çıkan Samiha Ayverdi, tam bir milli romantizm havasında yazdığı Türk Tarihinde Osmanlı Asırları adlı üç ciltlik eserinde, yukardaki ifadelerin ardından, bakınız nasıl bir tanımlama yapıyor:

 

“Osmanlı medeniyetinin terkibi incelik, şefkat, adalet, merhamet gibi üstün unsurlardan yoğrulmuştu. Onun için de seviyeli idi. Ve onun için de dostun düşmanın akîde ve imanına saygılı, vicdan ve itikadına hürmetkârdı. Değil o devrin, bugünün dahi akıl erdiremeyeceği ölçüde yumuşak ve müsaadekâr olan bu medeniyet, yalnız bir dış tabiat medeniyeti değil, aynı zamanda bir iç tabiat medeniyeti idi. Üstünlüğü de işte bu çifte kuvveti, bünyesinde aksiyon haline getirip cemiyete mal etmesinde idi.”

 

Bu sefer yanaştığımız limanda, son dönemin tanınmış fikir adamlarından Nurettin Topçu karşılıyor bizi. Dünümüz ve bugünümüzle ilgili olarak da Yarınki Türkiye adlı eserinden şunları hediye ediyor idraklerimize:

 

“ Azametli bir tarihin bin yıl besleyip vücut kazandırdığı ana dâvâ gözlerden silinmiştir. Bu dâvâ, birlik içinde ruhu yüksetme dâvâsı idi; bu vatan içinde, bütün mânâsıyle birliğe kavuşan ruhların Allah’a yüceltilmesi dâvâsı idi. İlk İslâm ulularından sonra Osmanoğulları’nın başardığı bu mukaddes dâvâ bugün yerlerde sürünüyor.”

 

“Milletimiz yükselmede iken devlet, din yolu idi. Yıkılışla beraber din, devlet yolu oldu ve işte bu gaye ile vasıta arasındaki yer değiştirmeleri, izmihlâlimizin (yıkılışımızın) sebebi olmuştur.”

 

“Batı’nın ilerleyişi, kendi kökleri üzerinde kendi meyvasını hakkıyla verebilmesi, başka deyimle, kendi bedeninde kendi ruhunu samimî ve tam mânâsıyle yaşamış olmasındadır.”

 

“Bize bir lütuf gibi saadet bağışlayan değil, bizde mesuliyet şuuru yaratan insan lâzımdır. …Bize Firdevs-i âlâdan ve bunca sevdadan vaz geçmiş Hak âşıkları lâzımdır.”

 

“Bize binbir saadetten yüz çeviren, İslam Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) gibi, “ Güneşi sağıma, ayı soluma koysanız, yine bu işten vazgeçmem!” diyen mesuliyet mümessilleri lâzımdır.

… Bize, ümmetinin günahını kendinde bulmak, kendinde yenmek, kendisiyle fenaya erdirmek isteyen ruh dünyasının kahramanları lâzımdır.”

 

“Ruh dünyasının kahramanları, bizim hayat kanunlarımızla yaşamıyorlar. Yaşatmak için bazen yaşamamak lâzımdır.”

 

Bu gezimizin son durağında, on yedinci yüzyıla demir atıyoruz. Fransa’dayız.  Bizi karşılayansa ünlü fikir ve ilim adamı Pascal. İnsan tarafımıza, ruhumuzun en hassas tellerine dokunan çarpıcı sözler söylüyor Düşünceler adlı eserinde:

 

“Kâinatın, beni her taraftan ihata eden korkunç ve uçsuz bucaksız mekânlarını görüyorum. Bu engin uzayın bir köşesini de ben işgal etmekteyim. Fakat niçin başka yere değil de bu noktaya gönderildiğimi, yaşamak için bana bahşedilen zamanın, benden evvel tam bir ezeliyet ve beni takip edecek bir ebediyet varken, niçin tam da bu âna isabet ettirildiğini anlayamıyorum. Ben, bir adımdan ibaretim. Bir daha geri gelmeyecek, bir an için var olan, göz açıp kapayıncaya kadar şu dünyadan göçüp giden geçici bir gölgeyim. Nereye baksam, beni saran sonsuzluklardan başka bir şey görmüyorum. Bildiğim yegâne şey, yakında öleceğimdir; fakat benim için kaçınılmaz bir şey olan bu ölümün ne zaman ve nasıl olacağını da bilmiyorum.”

 

“…Ölüm ve sonrası… Başka hiçbir şeyin önemi yoktur insan için. Ama insanın böylesine ihmal ettiği başka şey de yok.

 

Muhayyilemiz, içinde bulunduğumuz ânı olabildiğine büyültür; zira o ânın içinde yaşıyor, sürekli onu düşünüyoruz. Sonsuzluğu ise olabildiğine alçaltır; zira onu asla düşünmez, bu yüzden de sonsuzluğu hiçliğe, hiçliği de sonsuzluğa dönüştürürüz. Ve bütün bunlar, içimizde öylesine kuvvetli bir biçimde kök salmıştır ki, aklımızın sınırlarını zorlamak bile bizi bundan kurtaramaz.”

 

“Dünyanın gelip geçiciliğini ve boşluğunu görmeyen kişinin, kendisi tam anlamıyla boştur. …Böyle insanlar bulursanız. Kendilerini oyaladıkları eğlenceleri ellerinden alın; boşluk içinde kalıp can sıkıntısından patladıklarını görürsünüz. Bu insanlar, işte o zaman, kendi hiçliklerini istemeye istemeye hissederler. Çünkü elde hiçbir eğlence aracı kalmayınca kendini dinlemeye, kendi iç dünyasını gözlemlemeye yönelir. Bunu yapınca da hemencecik, kendini dayanılması zor bir depresyon içinde bulur. Bu halden daha acıklı bir hal olamaz.”

 

Ah, Pascal… Kapısının tokmağına kadar geldiğin halde, İslâm’la müşerref olamamana üzülmemek elde mi?

 

 

 

 

 

 


1977 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 172 Puan Verildi
 Kaynak :  rıdvan

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

  Yorum ( 9 )   

 fatma bekar

Tarih : 08.03.2012 16:44:04  

  DEĞERLİ HOCAM RIDVAN GÖK

Kayıtlı İp: 78.161.80.40


Değerli hocam biz sizden her zaman razı olduk,RABBİMDE SİZDEN RAZI OLSUN İNŞALLAH,mekanıznız cennet olsun:(((
 meryem coşkun

Tarih : 16.11.2011 16:03:22  

  değerli öğretmenim

Kayıtlı İp: 88.228.51.173


lise hayatımda tanıdığım ve unutamadığım değerli hocam... beni her zaman yazmak için okumak için cesaretlendiren güzel insan... ben sizin sohbetleriniz ve güven verici bakışlarınızla huzur duyardım o yıllarda. Allah sizden razı olsın hocam, mekanınız cennet olsun.
 Kardeş Gök

Tarih : 17.09.2011 19:45:12  

  Kardeşimdi O benim..

Kayıtlı İp: 178.243.225.241


Senin ölümün için zamansız diyemem, ama ansız oldu. Halâ ara sıra bir telefon etsem dertleşsem diyorum, elim telefona gidiyor, ama nafile, içim cız ediyor kalakalıyorum öylece.Cenazende insanların taziye için elimi sıkarken ben onun öğrencisiydim demeleri beni çok etkiledi. 25 yıl önceki öğrencilerinin, dostlarının bir gün içinde toplanıp gelebilmeleri sevgiden başka ne ile izah edilebilir. Kendine has ağırbaşlılığınla, önceliklerinle, prensiplerinle yaşadın. Ruhun şâd olsun.. Mekanın cennet olsun.. Gözün arkada kalmasın. Hissedip yazamadıklarım için beni affet. Seni unutmayacak kardeşin.
 gülkadem gürel

Tarih : 13.09.2011 20:35:58  

  güzel insan

Kayıtlı İp: 88.234.136.251


ne güzel şeyleryazmışsın.insanlık için ne güzel tespitlerin,temennilerin varmış. kalbi güzel kendi güzel insan,mekanın cennet olsun. en güzeli ne biliyor musun ne çok seviliyormuşsun (hayattayken söylnmesede)ne güzel bir iz bıraktın gerçek aleme giderken. seni hep sevgiyle ve rahmetle anacağım...
 ZERRİN KARAGÖL

Tarih : 22.08.2011 10:49:55  

  İNSANLIĞA ÖRNEK İNSAN

Kayıtlı İp: 95.9.100.52


Değerli abim, Sana olan duygu ve düşüncelerimi yarım saattir yazıyorum siliyorum.Senin gibi ya yazmayı beceremediğimden yada sana olan duygularımı ifade edecek kelime bulamadığımdan bilemiyorum.Rabbim demek ki seni bizden çok sevmiş Mekanın cennet olsun.Geriye bıraktığın emenetlerin; Muteber Ablama, Müberraya Rüveydaya ve tüm sevenlerine sabırlar versin.
 savaş ören

Tarih : 17.08.2011 10:33:15  

  Taziye

Kayıtlı İp: 78.162.66.228


Değerli arkadaşımın vefatını öğrenmiş bulunuyorum. Efendi ve kendine has kişiliği daima gözümün önünde olacaktır. Konyada, bir ziyaretimde saatlerce beraberdik. Allah taksiratını bağışlasın mekanı cennet olsun. Bu vesile ile kederli ailesine Allahtan sabr-u cemil dilerim. Dönüş yalnız Allahadır.
 Özlem GÖK

Tarih : 20.07.2011 15:39:26  

  Seni unutmayacağız amca ...

Kayıtlı İp: 46.1.101.145


Allah mekanını cennet eylesin ...
 damla gök

Tarih : 19.07.2011 17:42:48  

  hep bizimlesin..

Kayıtlı İp: 95.8.14.170


zamansız geldi yine ölüm..görmeden seni,duyamadan sesini.sen kimsenin hafızasından silinemeyecek mükemmel bir insansın..güzel ALLAHIM mekanını cennet,ruhunu şad eylesin güzel insan..
 Arda GÖK

Tarih : 16.07.2011 10:31:01  

  Unutulmazsın..

Kayıtlı İp: 85.105.122.153


Bir pazar günü sürpriz yapıp yanına gelecektim bu aralar. Sen bizleri ihmal etmezdin hiç. kısmet cenazene gelmekmiş, elimizle toprağa koymak varmış. nasıl bir üzüntüdür anlatılmaz. Allah hepimize sabrını verir işallah. Ömrüm boyunca unutmam seni, yaşayışın hep örnektir seni tanıyanlara
  Sayfalar : İlk Sayfa - [1] - Son Sayfa

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 3
 Bugün : 79
 Dün : 95
 Toplam : 85736
 Ip No : 107.21.169.9
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.3504 5.3600
  Euro 4.7467 4.7782
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.