Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Deneme - SÖZÜ LAFA KURBAN ETMEK / Mehmet TÜRKAN - Yeni Kalemler
   
 SÖZÜ LAFA KURBAN ETMEK / Mehmet TÜRKAN

 Yazı Boyutu

 Tarih : 30.03.2009 - 16:27:35


Her dilde olduğu gibi dilimizde de eş anlamlı kelimeler vardır. Eş anlamlı kelimeler kullanılırken çoğu zaman her kelimenin ayrı bir hayatı ve anlam yükünün olduğunu unutuyoruz. ...

 

SÖZÜ LAFA KURBAN EYLEMEK /Mehmet TÜRKAN*
 
 

Her dilde olduğu gibi dilimizde de eş anlamlı kelimeler vardır. Eş anlamlı kelimeler kullanılırken çoğu zaman her kelimenin ayrı bir hayatı ve anlam yükünün olduğunu unutuyoruz. Farkına varmadan ya da cehaletimizden eş anlamlı kelimeleri yanlış anlam ve yerlerde kullanıyoruz. Hiçbir kelime bir diğerinin yüzde yüz aynısı değildir. Eş anlamlı da olsa her zaman bir birinin yerine kullanamayız. Mesela, “Bir dilekçe ile idareye başvurdum.” Dersiniz, ama “Bir dilekçe ile idareye kafa vurdum,” diyemezsiniz.

 

Söz” ve “laf” kelimesi de bu yanlış kullanım kurbanlarının başında gelen kelimelerden. Günlük hayatımızda çoğu zaman özellikle de “laf” kelimesini yanlış kullanıyoruz. Dolmuşlarda, sınıflarda, kahvehane ve sokak konuşmalarında sık sık karşılaşıyoruz. Özellikle genç neslimizde sözün iksirini kavrayamamış çocuklarımızda bunu daha fazla görüyoruz. Meselâ, çocuk ders arasında, öğretmenine bir şey söyleyecekse “Lafınızı kestim. Bu lafınızda şöyle mi demek istediniz.” İfadeler kullanıyorlar. Bu ifadeler çok kaba ve saygısız duruyorlar. “Laf” yerine “söz” kullanmak varken sözü lafın çirkinliğine kurban ediyoruz.

 

Şimdi bu iki kelimeyi tanımaya çalışalım:

 

Laf: Farsça bir isim olan laf kelimesi lakırdı, konuşma. Uygulamaya değer ve imkânı bulunmayan boş söz. Ölçüsüz, lüzumsuz söz, manasız iddia, kötü, söz, konuşma anlamına gelir. Bununla ilgili oluşmuş bir kısım deyimler de var ama çoğu olumsuzluk ifade ediyor. Laf atmak, laf aramızda, laf ebesi, laf ü güzaf, lafla peynir gemisi yürümez, lafa tutmak… gibi.

 
Hatta laf kelimesi şiirlere bile konu olmuştur.

 

Suskunluğum asâletimdendir

Her lafa verilecek bir cevabım var

Lâkin bir lafa bakarım laf mı diye

Bir de söyleyene bakarım adam mı diye

                                                  Mevlânâ

 

Bizde yok fikr-i âlâ laf atarız subh u mesa

Leyleğin bad-ı hevâ ömrü geçer lak lak ile  

Hammamizâde İhsan

 

Elhan duyulmadıkça belâgat girân gelür

Laf-ı güzaftan mütehassıl kesel gibi  

Yahya Kemal

 

Görüldüğü üzere laf kelimesi ile ilgili çok olumlu şeyler söylemek mümkün değil. Birkaç deyim hariç olumlu ifade yok. Şimdi bir de yerine kullanıldığı “söz” kelimesine bir bakalım:

 

Söz: Bir veya birkaç sesten oluşan anlamlı ses veya ses birleşimi; sözlü veya yazılı olarak açıklamaya yarayan kelimeler veya cümleler dizisi. Söz, lafız, kelime kelam ifade, meramı ifade etmeye yarayan sesler… gibi anlamlara geliyor.

 
Söz ile ilgili dilimizde oluşmuş birçok deyim ve atasözüne rastlamak mümkündür. Mesela: “Söz anlamak, Söz bir Allah bir, söz etmek, sözünde durmak, sözleşmek, söz açmak, söz vermek, sözlenmek, söz geçirmek, söz dinlemek, söz anlamak, sözün bitiği yer, sözünün eri olmak, söz başı yapmak, söz birliği etmek, söz alıp vermek, söz çıkarmak, söz gelişi (gelimi), sözün yabana atılamaması, söz meclisten dışarı, söze bakmak öze bakmak, söze söyleyene bakma söyletene bak, arif olana bir söz yeter…” gibi deyimler yanında “Söz gümüşse sükût altındır, Söz, söylenene kadar senin esirin; söyledikten sonra sen onun esiri olursun.” gibi atasözleri de vardır.
 
Yine şiirlerde de sözden sık söz edildiğini görürüz.
 
Mesela:

 

Yunus Emre’m bu sözü

Eğri büğrü söyleme

Seni sığaya çeken

Bir Molla Kasım gelür

Yunus Emre

 

Söz ola kese savaşı

Söz ola kestire başı

Söz ola ağulu aşı

Yağ ile bale ede bir söz

Yunus Emre

 

Şeker lebün mi virdi halvet sözine kim

                                               Ahmet Paşa 

Gibi.

 
Edebî sanatların bir adı da söz sanatlarıdır. Söz bizim edebiyatımızda önemlidir. Güzel söz ve güzel sözlü insanlar hep baş tacı yapılmıştır. Güzel söz iftihar vesilesi yapılmıştır. Allah ilk insanı yarattığı zaman “ona sözü (konuşmayı, eşyaların ismini öğretti) diye geçer İslâmî kaynaklarda. Buradan da ilk sözün Allah’a ait olduğu anlaşılır. Yani sözün özü “Kelamullah”dır. Dolayısıyla anlamın, sözün kutsallığı da vardır. İncil’de de söz, ” Başlangıçta söz vardı” diye başlar. Eski edebiyatta şairler “söz”lerinin gücü ile övünmüşler bir birleri ile söz yarışı yapmışlardır.
 
Söz için kullanılan ifadelerden biri de “lâtif”tir. Sevgilinin sözü âşıklara bahşedilen bir âb-ı hayattır. Onun yani sevgilin konuşması âşıkların kalbinin hayat kaynağıdır.
 
Söz bizim için kıymetlidir. Söz namustur. Bize güzeli iyiyi, ahlakı, edebi öğreten, aşkın en onulmaz yokuşlarında bize su veren söz alıp başını uzaklara gitmiş sanki. Çünkü artık sözün yerini laf almış. Her yerde bir lakırdı var. Her yerde lüzumsuz lakırdı var,  laf ı güzaf var ama söz yok.
 
Eskiler söze büyük değer verirdi. Söz, hayattı, sanattı, kültürdü. Herkes sözünün eriydi. Söz diyar diyar dolaşır ve bir deste gül olarak aramızda durur, bize yaranlık ederdi. Söz aynı zamanda aynı zamanda karakterin ve kişiliğin de göstergesiydi. İyi insanlar için “Sözü dinlenir” denilirdi.
 
Acaba toplumumuzda sözü dinlenir insan kalmadığı için mi nedir “söz” yerini “laf”a terk etmiş, küserek bir kenara çekilmiş. Bir biriyle konuşup anlaşanların yerine; sözünü bilenlerin yerine laf ü güzaf eyleyen lakırdılar serdeden insanlar türemiş toplumda. O yüzden kavgalar, gürültüler, kısır çekişmeler almış başını gidiyor. Söz kaybolmuş ve lafla peynir gemisi yürütür olmuş insanlarımız.
 
Gücümün yettiğince söz ile laf arasındaki ifade ve anlam farklarını anlatmaya çalıştım. Hangisinin konuşmalarımızda, anlaşmalarımızda, sözleşmelerimizde, dost sohbetlerinde kullanılması gerektiğine varın siz karar verin.

 

 

Kaynaklar:

1-      TDE Ansiklopedisi 6. ve 8. Cilt

2-      Söz- Mehmet Törenek, İ.Edebiyat Dergisi 3. Sayı 1990

3-      Kamus-u Türkî- Şemsettin Sami

4-     Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügat- Ferit DEVELİOĞLU

 

-----------

*Kastamonu- Taşköprü Anadolu Lisesi Müdürü


  Editör :  Rıdvan GÖK

516 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Rıdvan GÖK

 Kategori ¬ Deneme

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 27
 Dün : 85
 Toplam : 142791
 Ip No : 3.235.62.151
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

Bilgilere Geçici Olarak Ulaşılamıyor.

 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.