Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Hatıra - Cebimdeki Fotoğraf / Goncagül USTAOĞLU - Yeni Kalemler
   
 Cebimdeki Fotoğraf / Goncagül USTAOĞLU

Cebimdeki Fotoğraf / Goncagül USTAOĞLU
 Yazı Boyutu

 Tarih : 03.03.2011 - 04:56:31


Bir eylül sabahı sonbaharın yazdan kalma sıcak havası okşuyor yüzümü. Okula gittiğim her sabah yaşadığım telaşla hazırlanıp apar topar atıyorum kendimi yollara.

 

Cebimdeki Fotoğraf / Goncagül USTAOĞLU*

                                                     

                    -Trafik kazasında kaybettiğim öğrencim Elif BİNDAŞ’ ın anısına-

 

Bir eylül sabahı sonbaharın yazdan kalma sıcak havası okşuyor yüzümü. Okula gittiğim her sabah yaşadığım telaşla hazırlanıp apar topar atıyorum kendimi yollara. Yeni bir okul, yeni yüzlerle tanışıklığım henüz demini bulmamışken biraz gergin, biraz tedirgin bir vaziyette geçiyorum direksiyon başına. Okuluma çıkan hastane yokuşunda, hayatın ne kadar hızlı aktığını düşünürken buluyorum yine kendimi. Ve okuldayım…

 

Koşar adım, henüz tanımadığım bakışların arasından geçip öğretmenler odasına dalıyorum. Üzerimdeki ceketi çıkarmak için dolaba yaklaşıyor, dersime geç kalacağım endişesiyle acele ediyorum. Cebimde arabanın anahtarını ararken takılıveriyor elime: Küçük, buruşmuş bir kâğıt… Elime ilişen kâğıdın ne olduğunu tahmin etmeye çalışırken hızlıca çıkarıyorum kâğıdı cebimden. O küçücük kâğıt parçası, kalabalık odayı hüzne boğacak kadar eski, tanıdık bir gülüşü, tüm masumiyetiyle beş ay öncesinden o güne taşıyor. O an için dünya duruyor sanki. Tüm sesleri duymaz oluyor kulaklarım, elimdeki kâğıtta bulunan fotoğrafla yalnızım şimdi. Zaman nefes almayı unutmuş, kederini bakışlarıma dokunaklı bir şarkı gibi bırakıyor. Kirpiklerim içimin acısıyla sabah canlılığıma inat, ağırlaşıyor. Geçmişten gelen sessiz, ama sıcak bir gülüş…

 

“Hayatın koşuşturması içinde beni unuttun mu öğretmenim? Bak ne güzel de bakıyorum sana! Kollarımı önümde kavuşturmuş… Kendinden emin, pembe hırkam üzerimde… Yeşil yeşil bakıyorum sana… Kaç ay geçti ben hâlâ cebinde… Fark edilmeyi bekliyorum elinde… Üzerimden bir bahar geçti. Yeşil gözlerimle doğaya ilham verdim, toprağımı yeşerttim. Koskoca bir yaz geçti. İçtenliğimle toprak anayı ısıttım. Unutulmak telâşıyla bir hazan geçti. Kolum kanadım kırıldı, gözyaşım yaprak oldu döküldü toprağıma. Ve kış yaklaştı, üşüyorum ben. Dualarınızla ısıtın beni. Yeniden yeşermek istiyorum. Şarkı ne diyor: ‘Kapat gözlerini kimse görmesin / Yalnız benim için bak yeşil yeşil…’ Çiçek açayım dört mevsim. Üşümek istemiyorum. Biliyorum ansızın bavulumu bile toplayamadan ayrıldım aranızdan. Meğer o gün okula değil, ölüme koşuyormuşum. Ben okul için hazırlandığımı sanırken Azrail ile randevulaşmışım. Biletim kesilmiş, gemiye binme vaktim gelmiş… Gemide yalnızım. 

 

Hayat bu işte… Biz gelecek için plânlar yapıp hayaller kurarken birden çekiveriyor renkli halısını, gençlik heyecanı ile uçuşan ayaklarımızın altından. Başka bir muammaya, başka bir ikileme, başka bir âleme göçsem de ayrılırken sizlere bir kez olsun ‘Hoşçakalın!’ diyemesem de bir melek olup uçtum, kondum kanadınıza. Sizlere bir nefes kadar yakındım o zaman. Sıcacık bir nefes… Zaten bir nefes değil miydi beni aşinalarımdan koparan, ruhumdan sıyıran?

 

Yağmur… Yağmur berekettir. Ben kara toprağa yar olurken gökyüzü de dile geldi, kendince hüznünü yeryüzüne döktüğü rahmet damlalarıyla gösterdi. Beni zamansızca toprağa gelin etmeyi kendine yediremedi, yakasını şimşekleriyle dağladı. Yüzünde kara bulutlar dolanıyordu. Ve siz iliklerinize kadar ıslanıp her hücrenizin acımı hissedebilmesi için nefes bile almadan bana, yani zalim tabutuma, baktınız sessizce… Ben sınıfta sizin sesinizden ‘Sessiz Gemi’ şiirini beğenerek, tınısına dikkat kesilerek nasıl dinliyorsam siz de beni, sessizce çekilişimi, dinliyordunuz. Öğretmenim işte ben de bir ‘Sessiz Gemi’ oldum… ‘Artık demir almak günü geldi zamandan… Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan… Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol… Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol…’ Ama sesin sahibi ben değilim. Benim için gelenlerdi, hep bir ağızdan “Helal olsun!”diyenler… Toprakla haşroldu, yoğruldu benim gibi nice bedenler…

   

Ardımdan edebiyat dersinde benimle bütünleşen “Sessiz Gemi” yi yeniden yeniden öyle hissederek okudunuz ki, bu şiir ben yaşadığım sürece hiç böyle anlamlı olmamıştı. Dizeler ete kemiğe büründü sanki. Dizeler söyleyemeyeceğim sözlere, dileyemeyeceğim özürlere, okuyamayacağım okullara, sahip olamayacağım evlere, giyemeyeceğim gelinliklere, içemeyeceğim dost kahvelerine, kutlayamayacağım doğum günlerine, çocuklarıma, tesadüflere, yaşanmamışlıklara, yarım kalmışlıklara dönüşüyor.  Zamanı geri aldınız, zamanı kazıdınız benim için çarpan yüreklere.

 
Tarih 22 Nisan 2010. Yağmur yeri değil, kederli yürekleri ıslatıyor. Eller üzerinde taşınırken sizlere son bir kez dönüp bakıyorum. Bu ayrılık uzun olacak belli ki. Annem beni görmüyor, oysa ben yanı başındayım, hiç takamayacağım duvağımı örtmüşler üstüme. Benimle birlikte hayallerim, ümitlerim de her kürek darbesi ile biraz daha gömülüyor karanlığa. Daha on yedi yaşındayım, hayatımın bahar pınarları akmadan kurudu. On yedi kısacık yıl. Buymuş görüp göreceğim sergüzeşt, bana biçilen ömür... Görünmeyen bir el yazıyor yazgımızı. Biz sadece sükûta ram oluyoruz; öyle sessiz, çaresiz…. Bir göz açıp kapama anı kadar kısa hayat. Kimseyi kıracak, gücendirecek, kızdıracak kadar uzun değilmiş meğer. Anladım…  Evet, her ölüm erkendir.”

   

İçime çöreklenir acılar. İçim burkulur adını andığım her an. Geçmişten içime süzülürsün usulca. En doğal halinle bakarsın yeşil yeşil. İlk kışını yaşayacaksın bizden ayrı. Toprak da bunu bilir, bunu söyler. Hava seni ısıtmak için Anadolu’ nun kara kışına inat soğumadı gitti. Arka sıranın yaman dörtlüsünden en ufağı, en doğalı, en hırslısı, en meraklısı, biricik akrep burcu beni artık soruları ile sıkıştırmayacak. Elif olup yollarıma uzamayacak.

 
O narin edanla, ürkek adımlarla, bir serçe gibi yürü yine bana küçüğüm. Sen öğrenmedin mi hecelemeyi, elif be’ yi, yürümeyi? Karacaoğlan seni söyler, adına türkü yakılır, gönül sazımı titretir 'Elif Elif diye'. Elif, narin yayla çiçeği… Ne güzel de açar toprağını, havasını cömert bulunca. Toprağına karış, yürü çiçeğinin köklerine. Çiçeğinden bal alan bir kelebek, dolaşsın her yana. Uçsun Perşembe Anadolu Lisesinin yollarına. Senden bihaber dostlarının arasına. Senin hayallerini gerçekleştirecekler için umut olasın.

 

Ben seni unutmadım… Unutamam… Bak atmamışım fotoğrafını bir köşeye… Kıyamadım işte… O acı, yağmurlu günden bana bıraktığın tek hatıraya. Anladım ki beni yaz diyor bir kırık hatıra…

 
----------------
*Ordu Atatürk Anadolu Lisesi Edebiyat Öğretmeni


  Editör :  Rıdvan GÖK

2176 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 218 Puan Verildi
 Kaynak :  gonca

 Kategori ¬ Hatıra

  Yorum ( 17 )   

 murathan çalışkan

Tarih : 27.09.2011 18:25:24  

  -

Kayıtlı İp: 78.166.218.32


Ben, ben ağlayamıyorum hocam .. Buna utanmak mı dersiniz yoksa duygusuzluk mu, onu en iyi siz bilirsiniz hocam.. Ama benim, Benim içim acıdı hocamm..
 atakan özkan

Tarih : 22.09.2011 21:59:08  

  unutulmuyormuş gercektende iz bırakanlar...

Kayıtlı İp: 78.167.1.97


her zaman gordugum bıldıgım cumleleri sanki melekler suslemıstı bu yazıda.sanki damara kadar ıslemıs ilac tesırıydı bu cumleler...bagzen gercektende olum zamansız ve plansız gelırmiş...yokmus 5 sanıye sonrasının bır garantısı ve elif fındas gıbı iz bırakanlar goncagül ögretmen gıbı essız ınsanlar tarafından unutulmazmıs ıste...bizlerde unutmadık senı ruhun saad olsun beyazların kardelenı.muhtesem bır yorum kelımelerın kıfayetsızlıgı...muhtesemsınız ögretmenım
 muteber aydın

Tarih : 22.09.2011 21:18:29  

  .

Kayıtlı İp: 94.120.186.192


yorum zaten olamaz. ama 2 cift kelime etmek ıstıorum nedense. aglamaktan okuyamadım bıle zorla sonunu getirdim. hocam bu kadarını beklemıoyrdum . 17 yasndayım bı yazıya bu kdr agladgmı hatrlamıorm . Allah tan rahmet dılıorum elife. mekanı cennet olsun. ne kadar erken gitsede eminim mutlu o . saygılarımla .
 OĞUZHAN ARIN

Tarih : 27.07.2011 02:36:29  

  ÇOK ESKİ Bİ ÖĞRENCİNİZDEN

Kayıtlı İp: 78.174.27.207


sevgili goncagül hocam, geçmiş i.ö.o okulndan hatırlıyacanzı umuyorum oğuzhan die öğrencinz vardı :) paylaştığnz yazı oldukça güzel zevkle okudum.. size ulaşmayı çok isterm e-mail adresmi bırakıyorum şimdiden teşeşkürle görüşmek ğzre hocam :) oguzhan__arin@hotmail.com
 NİL

Tarih : 29.03.2011 22:05:27  

  Bir varsın bir yoksun...

Kayıtlı İp: 88.252.13.107


Canım ellerine, yüreğine sağlık . İnsanı bir diyardan alıp bir başka diyara götürüyor.Ölüm, acı ama gerçek.Bir gün hepimiz tadacağız ...Ama hiç beklenmedik bir zamanda veda çok acı...
 Onur Kızkın

Tarih : 11.03.2011 22:10:53  

  .

Kayıtlı İp: 95.15.31.59


Elinize sağlık hocam çok güzel yazmışsınız gerçekten.
 Esra AKTAŞ

Tarih : 11.03.2011 20:21:33  

  işte o..işte o hain sessizlik..

Kayıtlı İp: 46.221.39.254


Gözyaşının akıp gidişi..Bir yerlerde akıllardan silinmeye yüz tutmuş o gülüş..Gözlerin derin derin dalışı boşluğa..Çaresizliğin o karanlık buğusu..ölümün hain o soğuk sessizliği..Bir geriye dönüp hatırlanışın böylesine içten yorumlanışı..Gerçekten ellerinize sağlık hocam..allahım binlerce rahmet eylesin ELİFE ELİFLERE..
 Büşra Kör

Tarih : 09.03.2011 19:49:59  

  Ölüm unutmak değildir...

Kayıtlı İp: 78.161.210.181


Hayattaki her gelen ölüm erken ölümdür, ama ölümle beraber sadece bedenlerimiz toprağa karışır onu göremeyiz, dokunamayız ama önemli olan onu kalbimizde,içimizde tutabilmemiz ve arkamızda böyle güzel hatırlayacak kişiler bırakmamız. Ne mutlu ki Elife bunu başarmış....çok güzel olmuş Hocam.
 Pınar Burcu Altun

Tarih : 08.03.2011 21:21:42  

  ((:

Kayıtlı İp: 78.167.0.101


Yaşanılan onca güzel,acı,tatlı olayı anlamlı ve çok güzel bir şekilde anlatmışssınız.Elinize sağlık hocam (:
 talip öztürk

Tarih : 08.03.2011 20:14:09  

  ölüm yakışmadı sana...

Kayıtlı İp: 88.252.7.152


bir insan arkasından bu kadar güzel bir yazı yazdırabiliyormuş meğer.sanki bu kelimeler onun için yaratılmıştı.sanki ölüm kelimesi o gün onun için inmişti gökten...hocam ellerinize yüreğinize sağlık...çok güzel olmuş...ELİFe de sizin vesilenizle ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM...MEKANI CENNET OLSUN...
 aykut

Tarih : 08.03.2011 14:59:56  

  cebimdeki fotoğraf

Kayıtlı İp: 88.252.33.18


hocam emeğinize,yüreğinize,kaleminize sağlık çok güzel olmuş.insanı rüzgar gibi sürüklüyo vallaaa
 Şeyda İşler

Tarih : 08.03.2011 14:18:32  

  Belki O Gün

Kayıtlı İp: 95.10.40.230


Hocam yazdığınız bu yazı gerçekten de harika.. Tüm yaşananları tekrar hatırlatıp hüzün sardırdı yüreğimi. Daha dün gibiydi yaşananlar halbuki, vakit çok ilerlemiş neredeyse bir yıl olacak. Sizin için çok zor olmuştur bunu yazmak ama bizi kırmadığınız için teşekkür ederim her ne kadar yazdığınız yazı beni ağlatsada..Tekrar tekrar okudum satırları ve yine okuyacağım.Zaman geçsede acısı hafiflesede unutulmazmış yaşananlar..Yürekten bir sızı içinde gözden bir yaşla inermiş yanaklardan acının yakıcılığı. Canı ne kadar yaksa da. Bir gün hepimiz bu gemiye binip gideceğiz.. Belki o zaman...
 Zehra Erdoğan

Tarih : 07.03.2011 15:42:35  

  değerini bilmek gerek

Kayıtlı İp: 78.167.146.185


ağlamak yetmiyor bunu okuduğumuzda ... anlamak ve düşünmek lazım her şeyden önce ... veda vakti belli değil ... sessiz çığlıklar yetmiyor bazen ... yaşam devam ettiği sürece değerini bilmek gerek ...
 Burçak YILMAZ

Tarih : 05.03.2011 21:57:04  

  ...

Kayıtlı İp: 195.174.189.137


... sevmek sevildiğini bile farketmeden yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi sevmek zehir zemberek ve yürekten gecikerek de olsa vuruşur gibi sevmek için geç ölmek için erken
  Sayfalar : İlk Sayfa - [1] [2] - Sonraki Sayfa - Son Sayfa

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 2
 Bugün : 21
 Dün : 29
 Toplam : 79409
 Ip No : 54.92.160.119
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.6134 5.6235
  Euro 4.9816 5.0145
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.