Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Köşe Yazısı - RUHUMU GERİYE VER - Yeni Kalemler
   
 

Rıdvan GÖK ¬

Rıdvan GÖK

 RUHUMU GERİYE VER

 Yazı Boyutu

 Tarih : 01.02.2011 - 23:27:37


Şurası muhakkak ki; sosyal, siyasi, coğrafi, ekonomik, kültürel ve moral açılardan çok büyük kayıplar verdiğimiz bir asır olarak tarihimize geçmiştir yirminci yüzyıl. ...

 

 
RUHUMU GERİYE VER

 

Şurası muhakkak ki; sosyal, siyasi, coğrafi, ekonomik, kültürel ve moral açılardan çok büyük kayıplar verdiğimiz bir asır olarak tarihimize geçmiştir yirminci yüzyıl. Bize göre bu kayıplarımızın en korkuncu, her ne pahasına olursa olsun, kaybetmememiz gereken ‘ruhumuz’dan uzaklaşmamız olmuştur. Elbette, diğer kayıplarımızın büyüklüğü inkâr olunamaz, ama yine de, bir dereceye kadar, katlanılabilinir bunlara, acıları unutulabilir.

 

Hepsi bir yana da keşke ruhumuzu kaptırmasaydık…

 

Faust adındaki ilk eseri Goethe’den evvel yazan on altıncı yüzyıl şairi Christoper Marlowe’un “Dr. Faust’un Hayatı ve Ölümü” adlı eserinde şöyle bir sahne vardır: Dr. Faust, Helen adındaki güzele; “Beni bir kere öp ve ebedileştir” diye yalvarır. Dudaklarının öpülmesi üzerine de bağırır: “Dudakları ruhumu emdi, bakınız nasıl kaçıyor! Gel, Helen gel, ruhumu geriye ver!”

 

Bizi de yabancı medeniyetler öptü. Biz de aynı şekilde bağırıyoruz: “Busen çok tatlı, fakat ruhumu emdin, geriye ver! Ruhumu geriye ver!” Bizim temel sancımız işte budur ve biz bugün yeniden onu bulabilme arayışı içinde bulunuyoruz. Onu bulamadıktan sonra verilecek bütün uğraşlar, asla, gerçek manada yücelişimizi sağlayamayacaktır.

 

Biz, bu memleketin insanları olarak artık pek çok konuda; daha soğukkanlı, daha önyargısız, daha ilmi, daha milli düşünmek, tartışmak ve hakikati bulmak zorundayız. Dünyanın her tarafında başdöndürücü gelişmeler olurken, olayların akışıyla körü körüne sürüklenip gidemeyiz. Büyük Fransız düşünürü Alain’in; “Düşünmek için durmak gerekir” sözünde belirttiği gibi, durmak ve kendi gerçeklerimiz üzerinde düşünmek zorundayız. İç ve dış gailelerimizin iyice arttığı böyle bir zamanda, buna çok ihtiyacımız var.

 

Yeni dünya düzeninde İslam ülkelerine ne ölçüde yer verildiği ve ne kadar fiyat biçildiği iyice belli olmuştur. Stefan Zweig, Avrupa’nın uyanışını, İstanbul’un alınışından sonra camiye çevrilen Ayasofya’nın kubbesinden düşen haçın çıkardığı; asırları dolduran, büyük sese bağlar. Bunun ne kadar doğru olduğu, Batı dünyasının asla azalmayan kininden belli olmaktadır.

 

Peki, gerçek bir uyanış için biz neyi bekliyoruz? Mehmet Akif’in dediği gibi; “Kıyamet sabahı”nı mı?

 

Avrupa, o kof ve aldatıcı görkemiyle hiçbir zaman bir Osmanlı ihtişamına ulaşamayacaktır. Ulaşamayacağı içindir ki, bu kadar acımasız, bu kadar vahşidir.

 

Osmanlı medeniyetinin terkibi incelik, şefkat, adalet, merhamet gibi üstün unsurlardan yoğrulmuştu. Onun için de dostun, düşmanın akide ve imanına saygılı, vicdan ve itikadına hürmetkârdı. Değil o devrin, bugünün dahi akıl erdiremeyeceği ölçüde yumuşak ve müsaadekardı. (Samiha Ayverdi, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, c.3.)

 

O halde, yeniden Hak ölçülerinin medeniyetine ulaşmak ve insanlığa katkıda bulunmak istiyorsak, tekrar milli üslubumuza yönelmek zorundayız. Bizdeki küçük bir başarının, mütevazı bir şahlanışın mazlum milletlerde, özellikle de İslam ülkelerinde, nasıl heyecan uyandırdığına hep birlikte şahit olmaktayız. Bu sebeple, sorumluluğumuz büyük, pek büyüktür.

 

Batı dünyası ve Amerika, insanlık için gerçek bir kurtuluş sağlayamayacağını uyguladığı çifte standartlarla, çok açık bir şekilde, göstermektedir. Onların dünya nizamı, kendilerinden başkasını ezmek ve köleleştirmek anlayışına dayanmaktadır. Bizim tarihi misyonumuz içinde ise bütün insanları “Allah emaneti” olarak görme anlayışı vardır. Onlar bu anlayışa hiçbir zaman yükselemeyeceklerdir. Çünkü dünya görüşlerini oturttukları temel bozuktur. Bırakalım başka milletleri, kendi insanlarına bile gerçek huzuru veremediklerini yine kendi düşünürleri söylemektedirler.

 

Şu halde biz, bize ümit bağlayanlar için yeniden kurtuluş ışığı olmak istiyorsak, içinde bulunduğumuz yılların ağır şokundan kurtulmaya çalışmalıyız. O zaman bizi çepeçevre saran buhranlara gerçekçi bir yaklaşım yolu bulabiliriz. Yine, asırlardır göremediğimiz, Allah’ın bugün önümüze serdiği büyük ufukları değerlendirme fırsatını da yakalayabiliriz pekâlâ.

 

Sözün özü; içine hapsolduğumuz, o, bize ait olmayan dünyaların dar kalıplarını hep beraber kırmaya, kendimiz olmaya mecburuz.

 

Dileğimiz odur ki; sancılarımızın, ızdıraplarımızın büyüklüğü, bir kutlu medeniyetin doğum sancıları olsun, müjdecileri olsun… Günümüzde zulüm icra ederek, insanlığı inim inim inleten o muazzam güç, kullanmasını bilmeyenlerin ellerinden alınarak; onu insanlık âlemine şefkat ve insaf ölçüleri içinde ulaştıracak gerçek sahiplerine geri döndürülmelidir. Yoksa bütün dünyanın, gerçek manada; iyiye, güzele, doğruya ve huzura ulaşma özlemi, hep bir serap olarak kalacaktır.

                                                                                               

                                                                                                                                                                ( Rıdvan GÖK  ) 

 


1041 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 42 Puan Verildi
 Kaynak :  Rıdvan GÖK

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 3
 Bugün : 63
 Dün : 61
 Toplam : 142978
 Ip No : 35.168.111.204
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

Bilgilere Geçici Olarak Ulaşılamıyor.

 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.