Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Biyografi - MİLLÎ IZDIRABIN ŞÂİRİ: MEHMED AKİF ERSOY - Yeni Kalemler
   
 MİLLÎ IZDIRABIN ŞÂİRİ: MEHMED AKİF ERSOY

MİLLÎ IZDIRABIN ŞÂİRİ: MEHMED AKİF ERSOY
 Yazı Boyutu

 Tarih : 27.12.2010 - 23:27:41


Bugün millet olarak, Mehmed Akifi anlamaya gerçekten muhtacız. Sadece bir şair, bir sanatkâr, bir fikir adamı olarak değil, örnek bir insan olduğu için de onu anlamaya ihtiyacımız var.

 



MİLLÎ IZDIRABIN ŞÂİRİ: MEHMED AKİF ERSOY

RIDVAN GÖK

Bugün millet olarak, Mehmed Akif'i anlamaya gerçekten muhtacız. Sadece bir şair, bir sanatkâr, bir fikir adamı olarak değil, "örnek bir insan" olduğu için de onu anlamaya ihtiyacımız var. Altmış üç yıllık ömrünü, çile ve ıstırap yükünün dayanılmaz ağırlığı altında geçirmiş olan bu insanı, taşıdığı "örnek insan" vasıflarıyla tanımaya ve anlamaya çalışmalıyız.

Akif örnek insandı

Sözünde durmak, mertlik, doğruluk, şefkat, merhamet gibi insani kavramların pek çoğu artık, günümüz insanları tarafından yabancı kalınan kavramlar. Basit ve gündelik işlerin, ihtirasların, küçücük emellerin çerçevelediği daracık dünyanın hâkimiyeti vardır, zamanımız hayatında. Böyle bir hayatın içinde de pek tabii ki, en mukaddes değerlerin bile ciddiyeti kaybolmakta; yerini, gelip geçici, insanı küçülten sahtelikler doldurmaktadır.

Mehmed Akif Ersoy, bunun için gerçek hüviyetiyle anlaşılmalıdır. Yüce idealler taşıyan, düşünce ufku sonsuzluklar ötesine uzanan, milletinin "varlık ve beka" davasını, görevlerin en şereflisi bilen insanlar anlayabilirler ancak Mehmed Akif'i...

Özü ve sözüyle bütündü

Evet, Mehmed Akif'in sanat ve şahsiyetinin anlatacağı çok şeyler var günümüz insanlarına. Onun, özü ve sözüyle bütünleşen şahsiyeti; toplumumuzun kendini aradığı, kendine dönme sancılarıyla muzdarip olduğu çağımızda nurlu bir meş'ale gibidir.

O, Türk milletinin, muazzam geçmişiyle içinde bulunduğu "hal"in ortaya koyduğu korkunç tezadın ıstırabını, bütün benliğiyle hissetmiştir. Altmış üç yıllık ömrü içinde o, Leyla'sına kavuşmak isteyen Mecnun gibi, bitmek tükenmek bilmeyen ümidi ve imanıyla hep oradan oraya koşturup durmuştur. Aklı, havsalası almamaktadır, koskoca bir milletin çaresizlikler içinde bocalamasını.

"Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz;

Gelmişiz dünyaya, milliyyet nedir öğretmişiz!"

Veya:

"Donanma, ordu yürürken muzafferen ileri,

Üzengi öpmeye hasretti, garbın elçileri."

gibi mısralarla gürleyen sesi, tarihimizin şanlı devirlerini arayan derin bir hasretin ifadeleridir.

İçinde yaşadığı devrin sosyal çalkantıları, milletçe arka arkaya uğranılan mağlubiyetler, İslam dünyasının içinde bulunduğu içler acısı durum, bu büyük iman ve ümit abidesini bile zaman zaman, çaresizliğin dayanılmaz acısıyla hazin hazin inletmiştir:

"Ben böyle bakıp durmayacaktım, eli bağlı,

İslam'ı uyandırmak için haykıracaktım.

Gür sesli, gür imanlı beyinler coşar ancak,

Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım!

Haykır! Kime lakin? Hani sahipleri yurdun?

Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;

Feryadımı artık boğarak, na'şımı tuttum.

Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım.

Seller gibi vadiyi eninim saracakken,

Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.

Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;

İnler "Safahat"ımdaki husran bile sessiz."

Ama o, çaresizlik ve ümitsizliklerin yıldıracağı, miskinleştireceği bir insan değildi. Çünkü Mehmed Akif, ümitsizliği ve kabuğuna çekilmeyi şiddetle yasaklayan İslam'a can ü gönülden bağlaydı. "Elleri böğründe, şaşkın şaşkın bakakalmak" ne ona, ne de Müslüman Türk milletine yakışırdı. Bu din, mademki haktı ve bu millet de asırlarca onun uğrunda kanını sebil etmişti; şu halde zafer muhakkak olmalıydı.

"Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,

Kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın."

diyen sesinde, bu ümidin ve imanın ne kadar güçlü olduğu derhal anlaşılmaktadır.

Hiç ümitsiz olmadı

İstiklal mücadelesinin bütün yurdu, baştanbaşa kıyama sevk ettiği o üstün ruh hali, şairi, derin bir vecd ve istiğrak içinde bırakarak ona, Yahya Kemal'in şu mısralarını söyletiyordu:

"Şu kopan fırtına Türk ordusudur Ya Rabbi,

Senin uğruna ölen ordu budur Ya Rabbi.

Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın

Gâlib et; çünkü bu son ordusudur İslâm'ın!"

Mehmed Akif'e göre İslamiyet ve Türk milleti öylesine kaynaşmış ve özdeşleşmiştir ki, birisi olmadan diğerini düşünmek asla mümkün değildir. Çanakkale destanını dile getiren, Milli Mücadele'nin eşsiz abidesi İstiklal Marşı'nı söyleten de işte bu; Türk-İslâm ruhunun, lahuti âlemden beslenen kaynağının onda tezahür eden büyük gücü olmuştur.

Mehmed Akif, milletinin galibiyete ulaşacağından öylesine emin olmuştur ki, sonunda milletçe ulaşılan büyük zafer, onu öyle pek fazla şaşırtmamış: "Asım'ın nesli, namusunu çiğnetmemiştir." Bundan sonra, bu şanlı neslin önünde, mutlaka başarılması gereken azametli bir mücadele yolu daha açılmıştır: Tarihinin muhteşem büyüklüğüne denk bir geleceğin sahibi olacak Türk milletini, her bakımdan yüceltmek için çalışmak...

O milletinin sesi oldu

Sosyal çalkantıların, memleketi bir baştan bir başa harabeye döndüren felaketlerin içinde bunalan Türk toplumu, bütün katlarıyla Akif'in şiirine girmiştir. Mehmet Kaplan'ın dediği gibi "Denilebilir ki; Türk edebiyatında onun kadar, içinde yaşadığı devri bütün teferruatı ile gören ve gösteren başka bir şair yoktur." Sarayından kulübesine, meyhanesinden camisine, köyünden şehrine, dinsizinden dindarına, fakirinden zenginine, cahilinden aydınına kadar hemen hemen her şey, onun görüş ve duyuş sahnesine girmiştir.

O, her alanda; gücünü son haddine kadar zorlayarak Türk milletinin, bazen inleyen, bazen neşelenen sesi olmuştur.

Bütün incelikleriyle bildiği Türkçesini, sonuna kadar, toplumunun kurtuluşu, saadeti ve yücelişi yoluna hasretmiştir. Koca Safahat'ta şairin tevazu kanatları altına gizlenerek hemen hiç ortaya çıkmadığını görürüz. Namık Kemal'in:

"Bâis-i şekvâ bize hüzn-i umumidir Kemal

Kendi derdi gönlümün billâh gelmez yâdına!"

dediği gibi, ıstırabın, çilenin en ulvisi, en mudaddesi olarak gördüğü "milli ıstırab"ın içinde erimiştir, adeta. Tıpkı bir paratoner gibi, milletinin toplam ıstırabını, dayanılmaz ağırlığı ile sanatının yegâne gayesi haline getiren bir ıstırap şairi...

Söylediği gibi yaşamak, yaşadığı gibi söyleyebilmek, Mehmed Akif'te en güzel ifadesini bulmuştur. O, İslam'ın bitmek tükenmek bilmeyen feyizli kaynağından aldığı değerleri, Türklük asalet ve gururuyla birleştirerek; milletinin nihai kurtuluşunu gerçekleştireceğine inandığı "Asım'ın nesli"ne, kendi şahsiyetiyle örnek teşkil etmiştir.

Türk milletinin, teknolojide çok ileri gitmiş milletler seviyesine ulaşabilmesi için pek tabii ki; Avrupa'nın modern ilmini de özümlemesi gerekliydi. Fakat bunu yaparken, oradan gelecek tehlikeli kültürel sızıntıların çok iyi farkında olunmalıydı. Milli şahsiyetini muhafaza ederek Batı'nın ilim ve tekniğini ülkelerine götüren Japonlar, bu bakımdan, Mehmed Akif'in pek beğendiği bir milletti. Öyleyse Türk milleti de öyle yapabilirdi.

Şu halde, pek çoklarının iddia ettikleri gibi o, gözü kapalı, dogmatik düşünceler içinde olan birisi olamazdı. Bu iddialarında ısrar edenler, Mehmed Akif'i yeterince tanımamış kimselerdir. Çünkü o, milletimizin, asırlar içinde geliştirdiği maddi-manevi kültür birikimini bir çırpıda -iyi ayarlanamayan bir münasebete- kurban etmek istemiyordu. Onun taviz vermeyen hassasiyeti bu konuda ısrar etmektedir.

Akif iyi anlaşılmalı

Bütün ömrünü, "Sözüm odun gibi olsun, doğru olsun tek." anlayışına bağlı kalarak İslam dünyasının saadeti uğruna harcamış olan Mehmed Akif için, lehinde ve aleyhinde, çok şeyler söylenecektir şüphesiz. Elbette, bir insan olarak onun da yanlışları, hataları olmuştur. Bu sebeple onu, en iyi bir şekilde anlayabilmek için, bizde pek yaygın olan, göklere çıkarma veya yerin dibine geçirme anlayışının dışına çıkarak hareket edilmelidir. Bütün büyük şahsiyetlerimiz için bu, böyle olmalıdır.

Mehmed Akif Ersoy... Çilenin, ıstırabın içinde yoğrulan insan... Koskoca Safahat'ı, mensubu bulunduğu Türk-İslam dünyasının haklı sesiyle, feryadıyla dolduran Mehmed Akif... Diğer şairlerin çoğunun, "gül-bülbül" anlayışı içinde cılız eserler verdikleri bir çağda, Türk milleti kadar büyük ve yüce İstiklal Marşı'nın, Çanakkale'nin ölümsüz şairi Mehmed Akif...

Seni anlatmak, layık olduğun veçhile seni tanıtabilmek kolay bir iş değil. Ölümünün üzerinden yetmiş şu kadar yıl geçtikten sonra, bizim senin için diyebileceğimiz en güzel söz, sana "Allah'tan rahmet dilemek" olacaktır. Uğrunda bir ömür boyu çırpındığın, ıstırapların en ağırına giriftar olduğun milletin seni hürmetle anıyor.

 


  Editör :  Rıdvan GÖK

712 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 12 Puan Verildi
 Kaynak :  r.gök

 Kategori ¬ Biyografi

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 3
 Bugün : 79
 Dün : 95
 Toplam : 85736
 Ip No : 107.21.169.9
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.3504 5.3600
  Euro 4.7467 4.7782
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.