Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Deneme - ÇİÇEĞİ BURNUNDA BİR ÖĞRETMENDİ - Yeni Kalemler
   
 

Rıdvan GÖK ¬

Rıdvan GÖK

 ÇİÇEĞİ BURNUNDA BİR ÖĞRETMENDİ

 Yazı Boyutu

 Tarih : 24.11.2010 - 14:44:17


Yurdun dört bir bucağına dağılan, yüreği kıpır kıpır, binlerce genç öğretmenden biriydi o. Memleketin en sancılı bir bölgesindeydi görev yaptığı yer. Ama olsun, bundan ne çıkardı? ...

 

                                                                                 

Rıdvan GÖK

 

                                                          

                              ÇİÇEĞİ BURNUNDA BİR ÖĞRETMENDİ

   

Yurdun dört bir bucağına dağılan, yüreği kıpır kıpır, binlerce genç öğretmenden biriydi o. Memleketin en sancılı bir bölgesindeydi görev yaptığı yer. Ama olsun, bundan ne çıkardı? Vatan, Namık Kemal’in ifadesiyle; “mücessem bir bütün” değil miydi? Öyleyse şurası olmuş,  burası olmuş ne fark ederdi ki? Ona düşen, hangi şartlar içinde bulunursa bulunsun, bir ipek böceği sabrı içinde, kozasını örmekti...

   

Hayalleri vardı enginlerde uçuşan... Sevgi tezgâhında ilmek ilmek, nakış nakış dokuduğu öğrencileri, yürüyorlardı ışıklı bir geleceğe doğru. Vatanın her köşesinde görevler üstlenmiş, canla başla çalışan öğrencileri, tebessüm ediyorlardı ona geleceğin “cennetâsâ bahar”larından. Mini mini yüreklerin atışlarında, lekesiz ve ışıltılı gözlerin berraklığında tülleniyordu dünyası.

   

Bütün sevgilerin, güzelliklerin, mutlulukların ve hayallerin amansız düşmanı olan ihanetin kanlı eli, korkunç bir kâbus olup çöktü her şeyin üzerine...

   

En karanlık gecelerden daha karanlık bir şekilde, kat kat katran bağlamış kalplerle geldiler Diyarbakır’ın Hantepe köyüne. Aydınlık günlerin ışığından korkup da karanlıklara sığınan bir yarasa gibi; korkakça, sinsice ve kalleşçe... Karanlıklara saklanarak yaklaştılar... Ne yapacaklarını çok iyi biliyorlardı. Bu işteki ustalıklarına diyecek yoktu doğrusu. Kör bir zihniyetin tutsağı edilerek aldatılmış, mankurtlaştırılmış kişilerdi hepsi de. Başka türlü hareket edemezlerdi; iyilik-güzellik adına en küçük bir hisseleri yoktu. Tek düşünceleri vardı: İnsan bedenleri üzerine zulüm şatosu kurmak...

   

Onlar, asla ve asla, sevgi aydınlığında birleşmiş ruhlar istemiyorlardı. Sonsuz güzelliklerle dolup taşacak güçlü bir Türkiye’yi, hiç mi hiç istemiyorlardı.

 

Çünkü yarınların göz kamaştırıcı büyük Türkiye’si demek; güç ve otoritenin, bütün insanlığa kan kusturan zalim ellerden alınıp, yeniden asıl sahiplerinin eline, sevgi medeniyetinin emrine, verilmesi demekti. Katranlaşş ve taşlaşş yüreklerin buna tahammül etmeleri mümkün olabilir miydi?

   

O halde, yok edeceklerdi... Bunun en kolay yolu ise öğretmeni yok etmekten geçiyordu. Bir kaç savunmasız öğretmeni evlerinde basıp öldürmek de iş miydi ki onlar için...

   

Körpe dimağlara, bilimin aydınlığını aşılamayı şiar edinen Hantepe köyünün öğretmenleri, hiçbir art niyet taşıdığına inanamayacakları için, tanıdık bir sesten sonra çalınan kapılarını açtılar sonuna kadar. Gönüllerini nasıl açtılarsa öyle... Ölümün, iliklere kadar ürperten dondurucu rüzgârı doldurdu bir anda evlerini. Böylesine haince, kalleşçe gelen bir ölümü, akıllarının ucundan dahi geçirmemişlerdi. Onu hak edecek ne yapmışlardı ki...

   

Yalvarmak yakarmak nafileydi. Çünkü işi sadece ve sadece öldürmek olan katiller vardı karşılarında. Yalvarmak, onların içlerindeki  “yok etmek” iştihasını daha da kuvvetlendirmekten öteye bir anlam taşımıyordu.

   

Bir haftalık evliydi Nesrin Öğretmen... Başka evlerden de toplanan bir grup öğretmenle beraber köyün dışarılarına çıkarıldılar. Her nedense, Nesrin Öğretmen’e, “sen gidebilirsin” dediler. İşte, Nesrin Öğretmen’i bütün Türkiye’ye duyuran da buradaki tavrı oldu. O, sevginin ve vefanın doldurduğu yüreğiyle, ölüme yiğitçe meydan okuyarak; “eşinin başına gelebilecek her sonucu paylaşmaya hazır olduğunu” söyledi. Doğrusu, böyle bir karşılık beklemiyordu işi öldürmek olan kanlı eller, ama mademki o da ölmek istiyordu, bir fazla olmuş ne çıkardı?

   

Bir gün sonra bütün Türkiye, Diyarbakır’ın Hantepe köyünde şehit edilen bir grup öğretmenin acı haberiyle sarsılıyordu... Hele hele, bir haftalık evli olan ve eşiyle birlikte gönüllü ölüme giden Nesrin Öğretmen, yürekleri dağlıyordu. O, ölüme bu şekilde gidişiyle yücelmiş, sevgi ve vefanın sembol şehitlerinden biri olarak, unutulmazlar arasına katılmıştı.

   

Sen Nesrin Öğretmen... Ölümünle bile dersler vererek ölümsüzlüğe ulaşş bulunuyorsun... Sen, bu kutlu yolda kendini feda eden ilk şehit değilsin, son da olmayacaksın. Daha nice memleket yiğitleri, yüce gönüllü öğretmenler bu kafilede yerlerini alacaklar... Fakat, asla ve asla, bu bayrak düşmeyecek. Sizler, vatanın en ücra köşelerinde sevgi tomurcukları olup, çiçek çiçek yeniden açacaksınız. Türkiye’miz, sizin düşlerinizdeki aydınlık ufuklara doğru, her gün biraz daha yaklaşmakta. Kalplere ve beyinlere, sevgiyle sarmalanmış bilgi huzmeleri dolduran yüzbinlerce öğretmen, fedakârca, kozalarını örmekle meşguller...

   

O canilerin adları bile kalmayacak, ama bu kutlu yolun şehitleri olan sizler, hep dillerde, gönüllerde yaşayacaksınız.

                                                                                                                 


674 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 38 Puan Verildi
 Kaynak :  r.gök

 Kategori ¬ Deneme

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 63
 Dün : 61
 Toplam : 142978
 Ip No : 35.168.111.204
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

Bilgilere Geçici Olarak Ulaşılamıyor.

 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.