Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Biyografi - Halden anlamak / AHMET SELİM - Yeni Kalemler
   
 Halden anlamak / AHMET SELİM

Halden anlamak /  AHMET SELİM
 Yazı Boyutu

 Tarih : 28.03.2010 - 01:00:19


Çeşitli etkilerle karşılaşırız, bazen zaaf gösterdiğimiz de olur. Hepimiz insanız ama özelliklerimiz de zaaflarımız da farklı. Ben onun yaptığını yapmam, ama benim de başka türlü zaaflarım olabilir. Anlamaya çalışmak, bizim de her zaman ...

 

 
Halden anlamak /  AHMET SELİM

Çeşitli etkilerle karşılaşırız, bazen zaaf gösterdiğimiz de olur. Hepimiz insanız ama özelliklerimiz de zaaflarımız da farklı. Ben onun yaptığını yapmam, ama benim de başka türlü zaaflarım olabilir. "Anlamaya çalışmak", bizim de her zaman ihtiyaç duyabileceğimiz bir yaklaşım olgunluğudur.

Hem birbirimizi, hem de kendi kendimizi anlamaya çalışmalıyız. Anlamadan sevmek olur mu? Yahut ne kadar ve nasıl olur?

Dahası, anlamak ne demek? Önce onu anlamalıyız! Anlamak, insanın ruhuna bakabilmek demek; iç mânâya, mânânın içine bakabilmek, onun karşılığını içselleştirebilmek demek... Bir çocuk bile sizi anlayabilir de, kocaman bir muhatabınız, dostunuz anlayamayabilir.

"Halden anlamak" ne güzel bir ifadedir. Birisi "benim halimden o anlar ancak" diyordu, bir hikâyede. Haller çeşit çeşit. Halden anlamak, ortalamayı işaretler. Mesela, benim bir halim vardır ki onu ancak annem anlardı. İnce ve derin bir hal. İçimde şu veya bu sebeple duygusal bir sarsıntı, etkilenme oluşmuş ise, bunu, uzaktan bakarak bile fark ederdi. Bir şey söylememişim, karşı karşıya oturup konuşmamış, bakışmamışız. Görüntümden, siluetimden anlardı... Gerçek annelere vergi bir seziş. Gerçek eşin de sezgileri var olabilir, başka haller için. Sevgisi olanın sezgisi de olur. Hepsi kendi yerinde kendi mânâsıyla özel ve farklı; fakat birbiriyle tamamlanmaya, kendi bütünlüğünü koruyarak ve aşarak, hayatın bütünlük hakikatine doğru yolculuklarını sürdürmeye açık ve muhtaç.

Anlamak, sevgiye açık olmayı gerekli kılar. Sevgisizlik, içe öze bakış ışığının yokluğu demektir. Kalbiyle akletmek, o ışığı vurgulayan bir kavramdır.

Anlayışsız insan, sevgisiz insandır. Bir arıza vardır onda. Anormalleşmeye iten bir arıza... Oraya doğru, yavaş yavaş, adım adım kayar. Kendini öve öve, beğene beğene, aldata aldata kayar. Negatif bir tutarlılığı sağlamaya çalışır.

... Kavramlar yalnızlığı sevmez, yalnız yaşayamaz. Bir kavramda birçok kavramın payı vardır. Aralarındaki ilişkiler bu paylara doğru uzanır. Hiçbir kavramı izole ederek anlayamazsınız. Kavramları anlamak da insanları anlamaya benzer. Kendi içinizdeki ışıkla onun içine gireceksiniz, yapısındaki payları ilişkileri derinlikleri genişlikleri şöyle bir seyredeceksiniz. Özünü doğru yorumlarla içselleştireceksiniz.

Anlayışsızlık, anlayış yetersizliği; insanların ve kavramların israfına yol açıyor. "Sevgiyle ve düşünerek" yaşamanın tam zıddı olan durum işte budur. İmkanlarımızı nasıl artırırız diye kafa patlatıp dururken, yeni imkanlar elde etmek için büyük tutkularla ve uğraşlarla çırpınıp dururken, çok yönlü bir israf bataklığının içinde kendimizi ve birbirimizi nasıl tükettiğimizin farkında bile değiliz. Nefse ağır gelen, ruha inşirah verir. Nefse hoş gelen ruhu karartır. Bu tahterevalli ancak aradaki çelişkileri doğal farklılık dengesine dönüştüren bütünlük dengesi içinde oluşacak kişilik yapısının özgürleşmiş aklıyla ve iradesiyle sükûnete kavuşur. İşte o zaman kavga ve israf biter, mutluluğa açılan üretim ve tekamül yolları aydınlanır. Ama bu hakikatin bilimi sanatı estetiği okulu medyası analizleri, medyası, gündemi aktüalitesi yok. Müstesnalar gurbet hüznü içinde anlaşılmayı bekliyor.

Kavramların ve insanların israfı yanında maddenin israfı hiçbir şey değil.

Halden anlamıyoruz demek, hayatı anlamıyoruz demektir. Bazıları "biz hayatı anlamaya değil, yaşamaya geldik" diyor. Laf işte! Hayatı anlamayan yaşamaktan ne anlar? Biyolojik olarak böcekler de yaşıyor. Onların dahi bir hal dili var ve halden anlamamak daha gerilere düşmektir.

Küçükken okula giden çocuklar "Allah zihin açıklığı versin" duasıyla uğurlanırdı. Ne güzel duadır o. Bütünlüğü olanın az bilgisi çok bereketli ve büyük, bütünlüğü olmayanın çok bilgisi ise verimsiz ve ağır bir yük.

Düşüncenin kalbî, sevginin fikrî bir yönü vardır. Bu benim, referanslı sözüm ve tezim. Allah zihin açıklığı ve gönül aydınlığı versin. Halden anlayanlardan eylesin.


  Editör :  Rıdvan GÖK

82 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 5 Puan Verildi
 Kaynak :  zaman

 Kategori ¬ Biyografi

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  RAMAZAN-I ŞERİFİNİZ KUTLU OLSUN...  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

 
 Köşe Yazıları

Nur YILMAZ

Nur YILMAZ ¬
YETİM YAVRUM

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
ZAMAN ONA AKIYOR

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Harfsiz Cevaba Harfsiz Soru Gerek..

Özkan KARACA

Özkan KARACA ¬
İstanbulda Kimsesiz
 
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
MASAL / Z. Betül BIYIK MASAL / Z. Betül BIYIK
Dünle uyur/ Günle uyanırdık/ Rengârenk sever/ Dupduru ağlar/ Gözü kara bakardık... ...

Dursa diyordun işte durdu zaman / Ali ÇOLAK
Irmak şarkıları / A. Ali URAL
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 11
 Dün : 28
 Toplam : 15361
 Ip No : 38.107.191.80
     

 
 Son Eklenenler
 
 Popüler Metinler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.