Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Biyografi - KİTAP: UNUTULMAZ MISRALAR - Yeni Kalemler
   
 KİTAP: UNUTULMAZ MISRALAR

KİTAP: UNUTULMAZ MISRALAR
 Yazı Boyutu

 Tarih : 02.08.2009 - 18:33:55


Öğünülecek kadar derin bir mazisi olan Türk şiirini çeşitli yönlerden incelemek; onun, mevzu bakımından da, zan ve iddia edildiği kadar mahdut ve yeknesak olmadığını gösterir.

 

KİTAP: UNUTULMAZ MISRALAR*

 

Öğünülecek kadar derin bir mazisi olan Türk şiirini çeşitli yönlerden incelemek; onun, mevzu bakımından da, zan ve iddia edildiği kadar mahdut ve yeknesak olmadığını gösterir.

 
Biz bu eserimizde, şiirimizin muhtelif cephelerinden bir yenisini ele almak, felsefe ve tasavvufun ışığında gelişmiş olan “hikmet” vadisinde yazılmış mısra ve beyitlerde hakîm şairlerimizin kudretli sesini duyurmak istedik. ( Birkaç Söz )

 

KİTAPTAN SEÇMELER

 

HOCA AHMED YESEVİ

Eyâ dostlar aşk gavvâsı bolmağınca                           gavvâs: dalgıç / bolmağınca: olmayınca

Vahdâniyyet deryâsığa girse bolmas                          vahdâniyyet: birlik, Allah’ın birliği

 

HOCA DEHHÂNÎ

Bu gül devrinde ömrünü geçirme zâyi ey gâfil            gül devri: (burada) gençlik /  bigi: gibi

Ki gül devri bigi tezcek geçer bu ömr devrânı             ömr devrânı: ömür süresi

 

SULTAN VELED

Hâlikını isteyen nâmurad olmuş değil                        Hâlık: Allah /  nâmurad: mahrum kalmış

Halka gönül bağlayan sonra peşîman olur

 

YUNUS EMRE

Aşksızlara verme öğüt, öğüdünden alır değil

Aşksız adam hayvan olur, hayvan öğüt bilir değil

 

NESÎMÎ

Gel gel berû ki savm u salâtın kazâsı var                   savm: oruç /  salât: namaz

Sensiz geçen zamân-ı hayâtın kazâsı yoh                    zamân-ı hayât: yaşama süresi

 

AHMED PAŞA

şkil budur ki, her kime kim hâlim ağlasam           kim: ki

Aşkın yolunda ol dahi benden beter çıkar                  ol: o

 

AVNÎ (Fatih Sultan Mehmed)

Kulluğundan etmesün âzâd Allahım beni

 

MİHRÎ HATUN

Görmedim bir hûb kim yanında olmaya rakîb           hûb: güzel /kim: ki /rakîb: rakip âşık

Bu cihan bağında hiç gül olmaz imiş hârsız                hâr: diken, engel

 

NECÂTÎ

Neylesün gülzârı âşık olmayınca gül-izâr                    gülzâr: gül bahçesi / gül-izâr: gül yanaklı

Bûstân-ı Cennet’e sûret veren dîdâr imiş            bûstân-ı Cennet: Cennet bahçesi / dîdâr: Sevgili’nin yüzü(burada: Allah)

 

BÂKΠ

Saltanat tâcun giyen âlemde mağrûr olmasun             bâd-ı hazân: sonbahar rüzgârı (burada: ecel)

Nice sultan kürkün almıştır beyim bâd-ı hazân

***

Hâtırından çıkmasın dünyâya uryân geldiğin             uryân: çıplak

***

Cihânın nimetinden kendi âb ü dânemiz yeğdir          âb ü dâne: su ve tane (yoksul yiyeceği) /

Elin kâşânesinden kûşe-i vîrânemiz yeğdir                 şe-i vîrâne: virane köşe (yoksul evi)
***

Baş eğmeziz edâniye dünyâ-yı dûn içün                      edâni: aşağı kimseler / dünyâ-yı dûn: kötü

Allah’adır tevekkülümüz itimâdımız                          dünya

 

FUZÛLÎ

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge                     âteş-i dil: gönül ateşi / bâd-ı sabâ: saba rüzgârı

Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı

***

Dost bîpervâ felek bîrahm devran bîsükûn                bîpervâ: pervasız, ilgisiz/ bîrahm: acımasız /

Derd çok hemderd yok düşman kavî tâli zebûn     devrân: zaman / bîsükûn: karışık / hemderd: dost

***                                                                             kavî: kuvvetli / tali: talih / zebûn: aciz, zayıf

Bende Mecnûn’dan füzûn aşıklık istidâdı var

Âşık-ı sâdık menem Mecnûn’un ancak adı var            füzûn: çok,fazla

***

Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabib                  kim: ki

Kılma derman kim helâkim zehr-i dermânındadır

 

HALÎMÎ

Benim derd-i derûnum âşık-ı zâr olmayan bilmez       derd-i derûn: yürek derdi / âşık-ı zâr:inleyen

Mahabbet bir belâdır ki giriftâr olmayan bilmez         âşık

 

HAYÂLÎ

Pâymâl etme bizi mûr görüp ey gâfil                          pâymâl: ayak altı / mûr: karınca / mâr: yılan

Mûr iken mâr oluruz mâr iken ejderhâyız

 

ŞEYHÜLİSLÂM İBN-İ KEMÂL

Ayş u nûş eyle bugün anma gam-ı ferdâyız              ayş u nûş: yeme-içme / gam-ı ferdâ: yarın derdi

Sana ısmarladılar mı bu yalan dünyâyı

***

Sen heman gir yola Allah veliyy-üt-tevfîk

 

KABÛLÎ

Yokdur günâh o gamzesi hûnîde bendedir                       hûnî: kan dökücü

Şâhım suç öldürende değildir ölendedir

 

KÂMÎ

Güle gûş ettiremez yok yere bülbül inler                     ş ettirmek: dinletmek /

Varak-ı mihr ü vefâyı kim okur kim dinler                 varak-ı mihr ü vefa: sevgi ve vefa kâğıdı

 

MUHİBBÎ(Kanûnî Sultan Süleyman)

Mülk-i dünyâ kimseye kalmaz sonu ber-bâd olur

Ey Muhibbî şöyle farzet kim Süleyman olmuşum

 

NEV’Î

Ten zevrâkın düşürme girdâb-ı ıztırâba                       zevrâk: kayık

Sabret gönül ki kalmaz bu rüzgâr böyle

***

Senin mahzûnun olmak bana şâdân olmadan yeğdir

Gamınla ağlamak ellerle handân olmadan yeğdir

***

Gönüldendir şikâyet kimseden feryâdımız yokdur

 

BAĞDATLI RÛHÎ

Hayâl-i yâr gibi var mı bir refîk-i şefîk                        refîk-i şefîk: şefkatli arkadaş

 

PRİZRENLİ ŞEM’Î

Ravza-i Bâğİrem’den bana yeğdir vatanım

 

BAHÂÎ

Bize mülhîd diyenin kendûde iman olsa                        mülhîd: dinsiz / dahleden: karışan

Dahleden dinimize bari müselmân olsa

 

GEVHERÎ

Tabibler bilmez ilâcım

Beni derde salan gelsin

 

HÂLETÎ

Hicrânı visâl, visâli hicran bildik

 

İBRAHİM EFENDİ

Âlimim dersin amma âlemden bîhabersin

Bu andan, bu nefesden, bu demden bîhabersin

 

KARACAOĞLAN

O leşlere inip konan kargalar

Has bahçede gül kadrini ne bilir

***

Yiğit düşüp kalkmayınca er olmaz

 

NEF’Î

Ne dünyâdan safâ bulduk ne ehlinden recâmız var                

Ne dergâh-ı Hudâ’dan mâada bir ilticâmız var          

***

Hasmın sitemin anlamamak hasma sitemdir

 

NİYÂZİ-İ MISRÎ

Dermân aradım derdime, derdim bana dermân imiş

Bürhân aradım aslıma, aslım bana bürhân imiş

 

TÂLİB-İ KADÎM

Çeşm-i insâf kadar kâmile mizân olmaz

Kişi noksânını bilmek gibi irfân olmaz

 

ŞEYHÜLİSLÂM YAHYA

Bir dil-rübâya düşdü gönül mübtelâsı çok

Aşkın safâsı yok değil ammâ cefâsı çok

***

Bülbüller öter güller açar şâd gönül yok                       şâd: sevinçli

Hiç böyleliğin görmemişiz fasl-ı bahârın                    

***

Kim anar yoluna can verdiğini ey Yahya

Unuturlar seni  bîçâre hemen ölmeyegör

 

ŞEYH GÂLİB

Su uyur düşmen uyur haste-i hicrân uyumaz

***

Afveyliyelim ki belki bilmez

Bir sürçen atın başı kesilmez

***

Her zilletin elbette bir izzet var içinde

Seyr et çeh-i Ken’anı ne devlet var içinde                    çeh-i Ken’an: Hz.Yusuf’un atıldığı kuyu

 

 

NÂBÎ

Yola bakmakdan ağardı sanema dîde-i ter                 ağardı: (burada)kör oldu/ sanema: ey sevgili

Ağla ey gözlerim ağla ne gelir var ne gider                   dîde-i ter: sağlam göz

 

NAHÎFÎ

Kim ki Kâbe nasîb olsa Huda rahmet eder

Her kişi hânesine sevdiğini davet eder

***

Kâmil odur her nefes âkıbet-endiş ola                         âkıbet-endiş: sonunu düşünme

Sonunu fikr etmeyen sonra peşîmân olur

 

NAZÎM

Nakşı seyreyle tasavvur eyleyüb nakkaşını

 

NECÎB (Sultan III. Ahmed)

Külâhını sat yine lâkin yokuncul olma nâmerde

Cihanda kelle sağ olsun külâh eksik değil merde

 

NEDÎM

Ya seferdir ya tahammül çünkü aşkın çâresi

***

şüb ümîde neler çekdiğimi ben bilirim            belâ-yı keşmekeş-i intizâr: bekleyiş                     

Belâ-yı keşmekeş-i intizârı benden sor                  anaforunun çilesi

 

NEVRES-İ KADÎM

Senden bilirim yok bana bir fâide ey gül

Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül

 

NEYLÎ

Encâma erer mevsim-i gül hâre de kalmaz                  hâr: diken

 

KOCA RAGIB PAŞA

Gördüğünden kimseler âlemde mehcûr olmasun         mehcûr: ayrılmış, uzaklaşş

***

Şecaat arz ederken merd-i kıptî sirkatin söyler           şecaat: yiğitlik/ merd-i kıptî: Çingene yiğidi

 

RAHMÎ

Dün ki ehl-i derde aşkın halini sordum, dedi:

Ya seferdir ya tahammül ikiden hâli değil                   hâli: başka, ayrı

 

RÂSİH

Dilde gam var, şimdilik lutf eyle gelme ey sürûr          dil: gönül / sürûr: sevinç

Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne                mihmân: misafir

 

BOSNALI ALÂEDDİN SÂBİT

Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir

Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat

 

ULVÎ

Yıkanlar hâtır-ı mahzûnumu âlemde şâd olsun

Benimçün nâmurad olsun deyenler bermurad olsun

 

ZARÎFÎ

Meşveretsiz kim ki bir iş işleye

Şol nedâmet parmağın çok dişleye

 

ANDELÎB

Acebdir hâl-i âlem bilmeyen söyler, bilen söyler

 

ÂSAF

Yatsûyadek yanar mumu nâmerd olanların

Sürmez sabâha püfzede-i rüzgâr olur

 

YENİŞEHİRLİ AVNÎ

Âblar, dolablar yekdiğerinden âh eder                       ştekî: şikâyetçi

Birbirinden müştekî mağdurlar, gaddârlar

 

BASÎRÎ

Zen merde,cüvan pîre,keman tîrine muhtâc               zen: kadın / cüvan:genç/ keman:yay / tîr:ok

Eczâ-yı cihân cümle biribirine muhtâc                       eczâ-yı cihân: dünyanın her kesimi

 

BEZMÎ

Eğer kız alırsan temelin ara

İbtidâ varınca anasına bak

 

ÂŞIK DERTLİ

Bir başıma kalsam şehe,sultana kul olmam

Vîran kalası hânede evlâd ü ıyâl var

***

Himmet-i Mevlâ olunca âteşi gülzâr eder

 

ŞÂİR EŞREF

Gözlerim ebnâ-yi âdemden o rütbe yıldı kim

İstemem ben fatiha, tek çalmasınlar taşımı

 

EŞREF PAŞA

Kişi hissettiği nispette yaşar âlemde

***

Herkesin rûhundaki kuvvet işinden bellidir

 

LESKOFÇALI GÂLİB

Mâni-i rızk olanın rızkını Mevlâ kessün

***

Ehl-i dil sohbet-i nâ-cins ile şâdan olmaz                   ehl-i dil: gönül ehli / sohbet-i nâ-cins: boş

Bezm-i cühhâl gibi ârife zindân olmaz                        sohbet / bezm-i cühhâl: cahiller meclisi

 

İSMAİL SAFÂ

Gökden iner mi tenbel içün arza mâide                      mâide: sofra                    

Öyle kütük gibi yaşamakda ne fâide

 

KEÇECİZÂDE İZZET MOLLA

Tüketdi sanma hezâran hikâyet-i aş                       hezâran: bülbüller

O kıssadan dahi söylenmedik neler kaldı

***

Eğer olsa derler, kelin merhemi

Sürer kendinin başına ol emi                                      em: merhem

***

Kimseden havf eylemez Allah’dan havf eyleyen         havf: korku

***

Bende ol Hazret-i Mevlâ’ya ki âzâd olasın                  bende: kul, köle

***

Terk-i râhat et ki rahat andadır                                 anda: onda

***

Kim halâs olmuş cihandan,olmadan candan halâs

***

Harâb oldu gönül yâ Rab evindir anı tamir et             anı: onu

 

KENZÎ

Bu meseldir: fukara kalbine her kim dokuna

Dokunanın dokunur sinesi Allah okuna

 

LEYLÂ HANIM

İncitme sen ahbâbını,incinmeye senden

Bu âlem-i fânide zarâfet budur işte

 

MUALLİM NACİ

Âdem ol, isterse hasm olsun bütün âlem sana

***

Biter mi bitti denilmekle nûr-ı nâmütenâhî                nûr-ı nâmütenâhî: sonsuz nur

Nefesle kâbil-i itfâ mıdır çerağ-ı ilâhî                         kâbil-i itfâ mıdır: söndürmek mümkün müdür

***

Kabre doğru ilk adımdır doğduğun ân-ı hayât

 

NAMIK KEMAL

Geldik ribât-ı dehre çekmek gerek cefâsın                   ribât-ı dehr: dünya menzili

Yoldur bu, yolda âdem elbette rahat olmaz

 

NİHAD BEY

Ekser bulur devâsını çok kimse derdinin                     tehî: boş

Her inleyen ölseydi kalırdı cihan tehî

 

ŞTÜ PAŞA

Erer bir sâhil-i maksûda âhir fülk-i dil kalmaz            fülk-i dil: gönül gemisi

Olur bir gün müsâid rûzgâr amma zaman ister

 

SÂMİ PAŞA

Allah bes bâkıy heves                                                  bes: kâfi

 

S.OSMAN SÜRÛRÎ

Açdır köpek ister ki yemek sohbeti olsun

 

ŞİNASÎ

Koyamam kargayı bülbül yerine

Çiçek açmış dikeni gül yerine

 

ZİYA PAŞA

Dehrin ne safâ var acaba sîm ü zerinde                       sîm ü zer: gümüş ve altın

İnsan bırakır hepsini hîn-i seferinde                            hîn-i sefer: sefer vakti(ecel geldiğinde)

***

Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât                        nizâmât: düzenlemeler, ıslahat

Bin türlü teseyyüb bulunur hânelerinde                     teseyyüb: ayıp, kusur

***

Eyvâh bu bâzîçede bizler yine yandık

Zira ki ziyân ortada bilmem ne kazandık

***

Bîbaht olanın bağına bir katresi düşmez                     bîbaht: bahtsız /  bâran: yağmur /

Bâran yerine dürr ü güher yağsa semâdan                  dürr ü güher: inci ve mücevher

***

Zülfüne dil vermeyen bilmez gönül ahvâlini                dil: gönül

Anlamaz hâl-i perîşânı perîşân olmayan

***

Allah’a tevekkül edenin yâveri Hak’dır

Nâ-şâd gönül,bir gün olur,şâd olacakdır

***

Takdir-i Hudâ kuvve-i bâzû ile dönmez                      kuvve-i bâzû: kol kuvveti

Bir şem’i ki Mevlâ yaka bir vechile sönmez

 

ABDÜLHAK HAMİD

Bilmem ne söyleyim, ölümün bir kerâmeti

Kabir olmasaydı biz koparırdık kıyâmeti

***

Ezdâdın ictimaı verir dehre bir nizâm                         ezdâd: zıtlıklar / ictima: bir araya gelme

 

CELÂL SAHİR

Başımı gönlümü edemedim eş

Biri yüz yaşında,biri yirmi beş

 

CENAB ŞEHÂBEDDİN

Varsın sen İlâhî,yine varsın,yine varsın;

Aklımda,hayâlimde ve hissimde yaşarsın

 

MEHMED ÂKİF

Ne irfandır veren ahlâka ulviyyet,ne vicdandır,

Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır

***

Allah’a dayan sa’ye sarıl, hikmete râm ol                   sa’y: çalışma

Yol varsa budur,bilmiyorum başka çıkar yol!

 

MİDHAT CEMAL

Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse

Sen asrını, üstünde izin varsa benimse!

 

NÂCÎ

Yâri ol sen dahi âlemde sana yâr olanın

 

ŞEKÎB

Gülsem de içimden ağlarım ben,

Sızlar yüreğim içim gülerken

 

TEVFİK FİKRET

Beşerin böyle delâletleri var:

Putunu kendi yapar,kendi tapar.

***

Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa

Hakkın da bükülmez kolu,dönmez yüzü vardır!

Göz yumma güneşden, ne kadar nûru kararsa

Sönmez ebedî; her gecenin gündüzü vardır!

 

LÂ EDRÎ

Bir fezleke-i hayât-ı şâir                                             fezleke-i hayât-ı şâir: şâirin hayatının özeti

Göz yaşları,bir de aşk u sevdâ

***

Kendisi muhtâc-ı himmet bir dede

Nerde kaldı gayriye himmet ede

***

Nâdân ile sohbet etmek güçtür bilene                         nâdân: zırcahil

Çünkü nâdân ne gelirse söyler diline

***

Günde bin kez ölmenin firkat komuşlar adını             firkat: ayrılık acısı

***

Misâfirin iyisi gelir geçer kuş gibi

Kötüsüyse oturur dâima baykuş gibi

***

Ne kendi eyledi rahat,ne halka verdi huzûr

Yıkıldı gitti cihandan,dayansın ehl-i kubur                ehl-i kubûr: kabir ehli

***

Halka gadr eyleyenin âkıbeti hayr olmaz

Kendi bulmazsa da bir gün olur evlâdı bulur

***

Buna kim âlem-i imkân derler                                     kim: ki

Olmaz, olmaz! deme olmaz olmaz

***

Bir şem’i ki Hak yaka cihân üflese sönmez

***

O edalar bu tebessüm bize dekdir biliriz                     dek:hile,oyun

Gülü tarife ne hacet ne çiçekdir biliriz

***

Ne kadar şule-fürûz olsa da şem’i zâlim                      şule-fürûz: ateş saçan / şem’i zâlim: zalimin

Âh-ı mazlum ile elbette söner, çok sürmez                  mumu

 

 

 

*UNUTULMAZ MISRALAR, İ. HİLMİ SOYKUT, Sönmez Neşriyat, İstanbul-1968, 1150 sayfa.

 

DÜZENLEYEN: Rıdvan GÖK

 

 

                       

 

 


  Editör :  Rıdvan GÖK

1359 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 14 Puan Verildi
 Kaynak :  Unutulmaz Mısralar

 Kategori ¬ Biyografi

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  SEVGİLER HARMAN OLDU isimli kitap Tes-İş Sendikası Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesitarafından bastırılarak yayınlanlanmış ve dergimizin editörü Rıdvan GÖKe ithaf edilmiştir...  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gölgeyi değil gölgeyi düşüreni düşünmek..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Nefes Alan Sabah...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
İSTANBULA MEKTUP bir babanın duygu esitileri...

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
BEDEL ÖDEDİK Mİ?

Gonca Gül USTAOĞLU

Gonca Gül USTAOĞLU ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 2
 Bugün : 92
 Dün : 85
 Toplam : 74724
 Ip No : 54.161.49.216
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.9944 6.0052
  Euro 5.4057 5.4415
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.